HADDİMİ AŞIYORUM!




Görülüyor ki, 15 Temmuz 2018’de seçim olasılığı yüksek. Başta AK Saray ve karşıtları olmak üzere politika dünyasının gündemine erken seçim oturdu. Partili Cumhurbaşkanı da muhalif liderler de, artık hangi konuyu konuşursa konuşsunlar, akıllarında sadece erken seçim var. Daha doğrusu, iki tarafın da beyni, sözlerinin seçmen üzerinde nasıl etki bırakacağıyla yani oy hesabıyla meşgul.

AK Saray (AKP), sandığın üstüne Partili Cumhurbaşkanının (R.T. Erdoğan’ın) fotoğrafını yapıştırmış ve oy hesabını, ona göre yapıyor. Karşıdakiler de bu tuzağa düşmüş durumda; onlar da 16 Nisan 2017’deki yüzde 49,5’u, 50+1 yapacak ortak aday telaşına girdiler. Yarım yüz yıldır bu kadroları ve seçmenimizi iyi tanıyan bir göz olarak, erken ya da zamanındaki seçimde, aday adı üzerinden açılacak yani aday yarışına dönecek bir sandıktan R.T. Erdoğan’ın çıkacağını şimdiden görüyorum.

Önce, ülkemiz için yaşamsal bir kilometre taşı olacak bu erken ya da zamanındaki seçimde, aday belirlemeye gelene kadar, üzerinde önemle durulması gereken stratejik (ülkenin ekonomik, sosyal, hukuki ve siyasal) açıdan içinde bulunduğu durumu doğru ve gerçekçi değerlendirmek gerekiyor. Özellikle seçmenin aş-iş durumuyla ilgili tepkisini ve ona bağlı olarak sorunların çözümü için inandırıcı bir program ve propaganda dosyası hazırlanmalıdır. 

En önemlisi de, seçmenin gizli oy-açık sayımının güvenliğinin sağlanması gerekiyor. Bunlar tartışılırken, doğal aday R.T. Erdoğan olduğuna göre, bu konularda AK Sarayın (AKP’nin) neler planladığı iyi irdelenmeli. Sağduyulu ve deneyimli yazar-çizer ve düşünürlerin üzerinde durduğu saptamalardan bir özet çıkardım:

AK Sarayın üstlendiği siyasi hareket (inanç - dava - görev) (*) bu seçimin, toplumun laik demokratik yaşamını Sünnî İslam’a dönüştürme kavgasındaki son sandık olduğunu, çok iyi biliyor. O nedenle, tek düşünceleri ve korkulu çabaları, Anayasa değişikliğinden beri "Partili Cumhurbaşkanlığı" (Tek Adamlığı) kökleştirmek için o yüzde 49,5’un yüzde 50’nin üzerine çıkmasını engellemek. Tahminleri sıralarsak; özellikle Adalet Yürüyüşü'nün etkisiyle seçmenin açığa çıkan birikmiş ekonomik ve sosyal tepkisinin, artarak bu seçimde sandığa yansımasını önlemek. (16 Nisan sayım olayları unutulmadı). YSK yasasındaki son değişikler. Sandık sonuç itirazlarını engellemek için (siyasi, kültürel farklılıklar, yaşam biçimi ve alt kimlik üzerinden ayrışmanın karşısında) kendi oy tabanını güçlendirmek ve azmettirmek vb. Yine, seçim arifesindeki tahminlerinin, beklentilerinin altında olması halinde (OHAL kalksa bile), anayasal erteleme gerekçelerinin planlanması.    

Bu gerçeklerle karşılaşmamak ve seçmenin korkmadan sandığa gitmesi, gizli oy-açık sayımın güvenliği ve sonuçların tartışmasız olması için; muhalefet partileri üst yönetimlerinin, aday belirlemeden önce, bu günden sonuçlar kesinleşene kadar, birlikte yasal ve hukuki hazırlık ve planlama çalışmalarını yapmaları gerekir (ittifak bu temelde olmalıdır).

Haddimi aştıysam, bağışlayın! 

(*) Cumhuriyet yazarı Tayfun Atay'ın isimlendirmesiyle "Tayyibi Tarikatı" 

 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.