Basılı gazetelerin 10 yıl ömrü kaldı




Biraz mesleki bir yazı olacak ama sizler gibi; haberleri takip eden, köşe yazısı okuyan, hangi gazetede kimin yazdığını, hangi kanalda ana haber spikerinin kim olduğunu ve de bunların patronunun kim olduğunu bilen bilinçli okuyucuları da ilgilendiriyor.

İnternet devriminin ya da dijital haberciliğin, basılı medyayı nasıl gerilettiğini anlatmak istiyorum. Gazeteler yapısal bir inişte, ekonomileri çöküşe doğru gidiyor. 

Olay şu; internet ve mobil cihazlar üzerinden yapılan habercilik; dünyanın en saygın, en çok satan gazeteleri ve dergilerinin satış sayılarını (tiraj) yerle bir ederken, reklam gelirlerinin de keskin biçimde azalmasına neden oluyor. 

Azalan tirajlar, düşen reklam gelirleri büyük zararlara neden olurken, bunun sonucu kapatılan büro ve baskı merkezleri, azalan sayfa sayısı, yayımına son verilen ekler ve işten çıkarılan yüzlerce nitelikli gazeteci oluyor.

Sonuçta, internet çağına ayak uyduramayan basılı medya ya can çekişiyor ya da kapanıyor.

Bu yazıyı tabii ki siyasi görüşleri, bakış açısı bakımından değil, haberi işleyiş, sunuş, gazetecilik teknolojisi bakımından dünyanın en saygın yayınlarından biri olan The New York Times'ın CEO'sunun son açıklamaları üzerine yazmaya karar verdim.

Diyor ki New York Times'ın CEO'su Mark Thompson, "Basılı gazeteciliğin büyük ihtimalle 10 yıl ömrü kaldı."

Evet, kendisi küresel yazılı medyanın tepesinde oturan bir kişi olmasına karşın geleceği görüyor ve açıkça "Bitti bu iş" diyor.

Thompson, basılı gazetecilik ürünleri için 10 yıllık bir gelecek öngörebildiğini belirterek, "Basılı New York Times'ı yapabildiğimiz kadar yaşatmaya çalışacağız. Tamamen ekonomik durumlara göre karar vereceğiz. Sadık basılı gazete alıcılarımıza mümkün olduğu kadar hizmet vereceğiz. Bir noktaya gelindiğinde gazetenin ekonomisi bizim için bir anlam ifade etmeyecek" diye konuşuyor. 

Bu sözleri söyleyen CEO'nun gazetesi, sanmayın ki satmıyor. Hafta için 570 bin, pazar günleri ise 1 milyon basılı gazete satıyorlar.

Ancak yine de geleceği dijital gazetecilikte görüyor ve yeni döneme hazırlanıyor.

Çünkü New York Times internet devrimine hazırlıksız yakalanmadı, digital gazeteciliği ilk başlatanlardan... Ve dijital varlığını sürekli olarak geliştiriyor. 2017'nin son çeyreğinde 157 bin dijital abone daha kazandı ve dijital abone sayısı bulmaca ve diğer yan yayınlar dahil 2.5 milyonu geçti. Hiç bir gazete şimdilik bu rakamın yanından bile geçemiyor.

Gazetenin basılı ve dijital abonelikten geçen yıl sağladığı satış geliri de tarihi bir rekor rakam olan 1.7 milyar dolara çıktı. Bunun 340 milyon doları dijital aboneliklerden geliyor. Gazetenin toplam reklam gelirlerinin yüzde 46'sına ulaşan dijital reklam gelirleri de yüzde 14 artarak 238 milyon dolar oldu. Ancak gazetenin basılı reklam gelirleri yüzde 14 azalırken, toplam reklam gelirleri de yüzde 1 düştü. 

Durumu daha iyi anlamak için biraz daha rakamların diliyle konuşalım. Bir kere internet devriminden daha çok bulvar gazeteleri dediğimiz yumuşak haber sunan gazeteler etkileniyor.

 İngiltere'de 2016'da The Sun, Daily Mirror gibi bulvar gazetelerinin tirajı yüzde 10 düştü. Buna karşılık ciddi gazeteler dediğimiz, gazeteciliğe, haberciliğe yatırım yapan, haberi işleyen, iyi yorumcu-yazar çalıştıran, okuyucuya bakış açısını geliştirmesi için nitelikli haber-yazı sunan gazeteler dijital devrimden daha az etkileniyor. İngiltere'de 2016'da bu tür gazetelerden Guardian ile Daily Telegraph'ın tirajı yüzde 3 seviyesinde azaldı.

Guardian gazetesi de internet devrimine ayak uydurmaya çalışanlardan; 2016'da dijital aboneliği yüzde 17 arttı. Ancak gazeteyi yayımlayan şirket 2016’da 69 milyon sterlin zarar etti. Guardian’ın günlük satışları son 10 yılda 378 binden 156 bine düşerek yüzde 59 azaldı. Buna karşılık reklam gelirleri azalınca tiraj kaybına neden olan bayi satış fiyatı 3 kat arttı. 

Sadece Guardian değil, bütün gazetelerin tirajı son 10 yılda keskin biçimde düştü. Diğer kaliteli gazetelerden Daily Telegraph’ın tirajı 2008’de 890 binden 2016’da 472 bine, Financial Times 452 binden 196 bine düştü.

Bulvar gazetelerinden The Sun 3.2 milyondan, 1.7 milyona, Daily Mail 2.3 milyondan 1.5 milyona, Daily Mirror 1.5 milyondan 724 bine düştü. 

Bu satış ve reklam geliri kaybının kaçınılmaz sonu basılı yayına son vermek… Örneğin dijitalleşmeye ayak uyduramayan ve 30 yıllık bir geçmişi olan kaliteli İngiliz gazetelerinden The Independent, tirajı 400 binlerden 40 bine düşünce 2016 yılında basılı yayınına son vermek zorunda kaldı. Independent böylece yayınını sadece dijital olarak sürdüren ilk İngiliz gazetesi oldu.

Peki, ne olacak? Gidişat gerçekten basılı gazetelerin kapanmasına doğru mu?

Şöyle bir araştırma yapmışlar; 2015 yılında ABD’de yazılı basın toplam reklam gelirlerinin yüzde 16’sını alırken, basılı gazete okumaya harcanan süre toplam medya içinde yüzde 4 imiş. Buna karşılık mobil cihazlar reklam pastasından yüzde 12 pay alırken, harcanan zaman yüzde 25 olmuş. Bu demektir ki, okuyucuların daha az zaman verdiği yazılı gazetelerin reklam gelirleri azalmaya devam edecek, buna karşılık mobil cihazlar reklam pastasından payını epey artıracak.

Sözün özü; gelecek mobil cihazlarda, daha doğrusu akıllı telefonlarda... Hızla şekillenen yeni medya sektöründe artık öyle bir dönem gelecek ki, herkes haberleri akıllı telefonlardan okuyacak, gazetelerin mobil uygulamalarına abone olacak ve eğer kaldıysa basılı gazete okuyan tek tük kişiye de, "nesli tükenmiş dinozorlar" olarak bakılacak.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.