Eğitim şart, özellikle en tepede…




Bülent Ecevit, Robert Kolej mezunuydu. Ankara Üniversitesi İngiliz Filolojisi bölümünü tamamlayamadı. Gençliğinde hayatını çevirmenlik yaparak kazandı. Şairdi, şiir kitapları yayımlandı. Büyük Hint şairi Tagore'dan ve birçok şairden çeviriler yaptı. Siyasete atılmadan önce ve siyaseten yasaklı olduğu dönemde gazetecilik yaptı, dergiler yayımladı, köşe yazıları yazdı.

Süleyman Demirel, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu bir mühendisti. Devlet Su İşleri'nde genel müdürlük yaptı, baraj inşaatında uzmandı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde inşaat mühendisliği dersleri verdi.

Ahmet Necdet Sezer, Ankara Hukuk mezunudur ve medeni hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. Anayasa Mahkemesi Başkanı’ydı.

Necmettin Erbakan, İstanbul Erkek Lisesi'ni birincilikle bitirdi, İstanbul Teknik Üniversitesi makina bölümünü bitirdi. Almanya'da doktora yaptı, İTÜ'de profesör oldu.

Uzatmayalım; Erdal İnönü, Deniz Baykal, Tansu Çiller, Turhan Feyzioğlu, Mümtaz Soysal gibi adların hepsi akademik kariyerleri olan, profesör olan siyasetçilerdir ve sonra politikaya girmişlerdir.

Dünyaya bakalım...

Almanya Başbakanı Merkel, fizik-kimya alanında yüksek lisans sahibidir. İngiltere Başbakanı Theresa May, Oxford Üniversitesi mezunudur. Ondan önceki başbakan David Cameron da öyle... Vladimir Putin, Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. 

Barack Obama, belki de en eğitimli ABD başkanıdır. Harvard Hukuk Fakültesi mezunudur. Anayasa hukukunda doktora yapmıştır. 

Şimdiki ABD Başkanı Donald Trump gibi hiçbir zaman twitter ile dünyayı ve ABD'yi yönetmeye kalkmamış, savaş ilanı yapmamıştır. Bu sabah yaptığı açıklamanın tam tersini ertesi gün yapmamıştır.

Trump'ın Obama'nın imzaladığı İran ile Nükleer Anlaşmayı iptal etmesi tam bir faciadır. İran uranyum zenginleştirme operasyonlarına yeniden başlayabilir. ABD İran'a tekrar ambargo koyabilir. ABD ve İsrail, İran'ın nükleer tesislerine operasyon düzenleyebilir. Gerilim yine bizi bekliyor.

Afrika'ya bakacak olsak, birçok ülke daha az eğitim görmüş liderler tarafından yönetilmektedir. Çoğu asker kökenlidir…

Güney Afrika Devlet Başkanı Jacop Zuma'nın eğitim hayatı bile yoktur. Kongo, Cezayir, Gambiya, Moritanya, Ruanda liderleri lise mezunudur. Türkiye'yi sık sık ziyaret eden Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir, askeri lise mezunu darbeci bir subaydır. 

Eğitim tabii ki politikacı olmak için yeterli değil. Halkın endişelerini, sorunlarını anlamak, onlara yakın olmak da gerekli. Hem eğitimli hem de iyi iletişim kuran liderlerden söz ediyoruz. 

Eğitim sadece yüksek okul bitirmek de değil...

Mühendis olmasına rağmen bir okulda düzenlenen törende tahtaya "Sevgili öğrenciler" yazarken, ‘sevgili' nin ‘g' si için "Bu yumuşak g mi olacak?" diye soran yöneticimiz de akıllardadır...

Eğitimli liderler ekonomiyi, demokrasiyi, insan haklarını, devletin işleyişini, dünya sorunlarını daha iyi kavrayabilirler ve ona göre çözüm üretebilirler. Danışmanları tarafından yanlış yönlendirilmezler.

Örneğin, ülkenin para birimi değer yitirirken, kaçınılmaz olarak tek silahın faiz olduğunu bilirler ve kurumlara 'faiz düşürmesi için' baskı yapmazlar. 

Ya da ülkenin yüz akı, tarih yazmış üniversiteyi bölmeye kalkmaz…

Veya “İstanbul’a ihanet ettik” dedikten sonra oy için imar affı çıkarmaz…

Daha da önemlisi, eğitimli liderlerin eğitimin önemini bilmesi, toplumu doğru yöne yönlendirecek ve eğitim seviyesini yükselterek toplumsal refahın artmasını sağlayacaktır.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.