TEK ADAM artık DURDURULUR




CHP Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu’nun, R.T. Erdoğan’ı durdurmak için öncelikli düşüncesi (benim de öngörüm öyleydi), A. Gül’ü çatı adayı yapmaktı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ikna olmayınca, her parti kendi adayını belirlemek durumunda kaldı. Bu kez CHP Genel Başkanı daha şanslı olacağı inancıyla, merkez sağa yakın İlhan Kesici ve milli görüşten gelen Abdüllatif Şener gibi isimler üzerinde durdu. Ancak, parti tabanının eğilimi, iki kez genel başkan adayı olan deneyimli politikacı Muharrem İnce’den yana oldu.

Parlak ve halkçı bir söylemle aday olan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, daha ilk günden, CHP seçmenini de aşan geniş bir çevrede beklenenin çok üstünde hızlı bir ilgi ve umut yarattı. Ben de heyecanımı şöyle yazarak paylaşmıştım: “Dünden beri inanıyorum ki, Tek Adam DURDURULABİLİR”. M. İnce bir haftada adeta bir aylık yol aldı. 24 Haziran’a kadar hızının kesilmemesini diliyorum.

Dikkatinizi çekmiştir, “Tek Adam Durdurulur” değil, “Tek Adam Durdurulabilir” demiştim. Çünkü o heyecanım sırasında, gözümün önünden 45 yıllık politik geçmişimdeki yaşadığım olaylar geçti. Farklılıklar olsa da benzer seçimler yaşadım. Şimdi M. İncenin çıkışıyla CHP’nin yüzde 25-27 arasındaki oturmuş seçmeninde yükselen heyecan bana, İsmet Paşa'dan genel başkanlığı alıp, “bu düzen değişmelidir”, “AK Günlere” diyen Bülent Ecevit’in 1973 seçimi öncesini anımsattı. Ancak, o zaman hem CHP’nin amaç, ilke ve hedeflerinde, halkın ekonomik ve sosyal sorunlarına dönük önemli ve somut gelişmeler olmuştu hem de bu değişikliğin paralelinde ağırlıklı olarak gençlere ve sendikalar başta sivil toplum örgütlerine dayalı kadro değişimi sağlanmıştı. Ayrıca 1973’de CHP’nin karşısında bu gün olduğu gibi yasama-yürütme-yargıyı ve medyayı kontrolüne almış bir Tek Adam R.T. Erdoğan gibi, başta gençler ve işçiler olmak üzere hakları için yürüyenlere “teröristler” değil, “yollar yürümekle aşınmaz” diyen, çağdaş demokrat Süleyman Demirel vardı.

15 yıldır tırmanan bu durum ülkede, ırk, din, mezhep ve bölge ayrılığını ve karşıtlığını körükledi. Günlük yaşamda adaletsizlik ve güvensizlik ve partiler arasında gerginlik yarattı. AK Sarayla muhalefet arasındaki tartışma, düzeysiz kavgaya dönüştü. Bilinçli olarak halkın aş-iş derdini gündemden düşürmek için tırmandırdığı bu gerginliğin asıl tarafı olan AKP Genel Başkanı ve partili Cumhurbaşkanı, “vazgeçilmezliğine(*)” güvenerek erken seçim kararı aldı.

Şimdi niye “Durdurulur” demedim de “Durdurulabilir” dediğimi açıklayacağım: Bu gergin ve huzursuz politik ortamdan en çok etkilenen halk oldu. Dolaysıyla seçmen, başta liderler, politikacı taifesine karşı duyarsız ve güvensiz hale geldi. Kişiliğine ve politik üslubuna hiç uymadığı halde CHP Genel Başkanı bile, son yıllarda AKP Genel Başkanının çatışmacı üslubuna kendisini kaptırdı.

CHP’nin adayı Muharrem İnce’nin daha ilk adımda sergilediği uzlaşıcı, sıcak ve yapıcı tavrı ve dili, halkın (seçmenin) bu ilgisizliğini ve yorgunluğunu, umutlu bir heyecana dönüştürdü. Evet, Tek Adam artık durdurulur, yeter ki başta Genel Başkan olmak üzere CHP üst yönetimi ve sözcüleri, propaganda süreci boyunca meydanlarda önceliği ve önderliği Gariban (**) Muharrem İnce’ye bıraksınlar.

(*) R.T. Erdoğan’ın kendisiyle ilgili AK Saraydaki bir konuşmasından.

(**) R.T. Erdoğan’ın, M. İnce’ye taktığı sıfat.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.