Bu düzen sakin değişmeli!




7 Haziran 2015 genel seçimi sonucunda ortaya çıkan TBMM  koltuk dağılımı ortada.  AKP 258, CHP 132, MHP 80 ve HDP 80.

Matematik bilmeden şarkı söylenemez, ama- maalesef- yurdumda matematik en uzak durulan bilim dalı.

Anasını ikna edememiş bazı CHP'li fanatikler, CHP ile AKP'nin koalisyon kurmasın diye yırtınıyorlar; MHP ve HDP desteği ile hükümet kurulmasını istiyorlar.

MHP'nin sekseni (80) ile HDP'nin sekseni (80) işaretleri farklı be kuzum! Biri eksi seksen(80)  ise diğeri artı seksen(80). Toplarsanız, sonuç  sıfır (0) olur!

Uzayın bakalım iki seksen! Kalırsın ortada yüzotuziki (132) ile yüzüstü oturtur, tuzlarlar ve ikilersin!

Seçmen AKP'ye ikiyüzellisekiz (258) koltuk verirken "git" demedi.  İki yüzünü birden döndü, elledi, okşadı ve bir de sekiz çizdi. Başından beri bir koalisyon partisi olan AKP ile, pek de derdi olmadığını anlattı.

Tepesindeki Tek Adam olmakta inat edince, ona ağzının payını verdi. "Yok sana dörtyüz (400) koltuk! Yıllarca üçyüzden fazlasını verdik, artık astarını isteme!" dedi.

Hatta "Tek başına iktidar olman için gerekli ikiyüzyetmişaltı (276) da yok! Yetmiştin, ben de altını oydum" dedi.

Siyaset akıl işi, bilim işi, matematik işi. Hele konu CHP ise yüksek matematik işi.

Siyasal çizgin faydacı olacak, ama buna rağmen "İstemezük!" diyeceksin.

-Neyi istemiyorsun?

- İktidarı paylaşmayı!

-Tek başına iktidarı kime verdi ki seçmen, CHP'ye versin?

Matematik bilmezsen, matematiğin mantığını bilmesen, harfler ile rakamları, dilbilgisi işaretleri ile matematiksel işaretleri ayırdedemezsen; muskacıların kucağına düşersin.

CHP iktidarı paylaşamazsa, ne demokrasinin sınırları genişler ne de hukukun üstünlüğü için bir tek adım atılır. CHP'siz koalisyon bu ortamda bulunabilecek en kötü çözüm yöntemidir. Kendi içinde demokrasisi bulunmayan siyasi partilerden Türkiye'ye demokrasi beklemek, matematik bilmezliktir.

-CHP iktidarı paylaşırsa, demokrasi şıppadanak gelir mi?

-Çok beklersin!

Yoğurt çalacak Akşehir Gölü'nde su bulsan, üç ay sonra kuruduğunu görürsün. Nasreddin Hoca'yı mezarından kaldırmaya kalksan, önce mezar yerini bulman gerekecek. Maya için yoğurt arasan, katkısız yoğurt bulman güç!

"Süt Diyarı" diye kendimizi kandırdığımız Biga'nın 108 köyünün neredeyse çoğunda, alaca inekler sağılıyor, süt toplama merkezine sütler dökülüyor ve sonra bakkala gidilip fabrikasyon yoğurt satın alınıyor. Artık ayıp değildir söylemesi.... Köy kahvehanesinde sıcak süt istediğinizde, ithal süttozuna su katıp getiriyorlar.

Parlamenter sistemlerde siyasi partiler, seçmenin aynası olabildikleri sürece ayakta kalırlar. Kırk haneli köyden beş partiye oy çıkıyorsa, TBMM'de 10 farklı parti olsa ve koalisyon kursa çok daha sağlıklı demokrasi yaşarız.

İkiyle ikiyi çarpmayı öğrenince matematik öğrenilmiş olmuyor; türev bilmek gerekiyor, integral bilmek gerekiyor, vektörlerden anlamak, açıların hangi düzlemleri oluşturduğuna, uzay geometrisinde doğruların nasıl eğrildiğine kafa yormak gerekiyor.

Erzak dağıttım seçmeni ikna ettim; düğününe, cenazesine gittim ikna ettim ile siyaset yapıldıkça "Bu seçmen neden bizim partiye oy vermiyor ya!..." muhabbeti de bıktırır.

Parlamenter sistemde hükümet kurmak, yürütme organı oluşturmak demektir. Ülkeni ve insanlarını düşünerek yürütürsen, seçmen çoğunluğu peşinden koşar. Kendini düşünerek yürütürsen, gün gelir seçmen de seni yürütür.

Siyasi partiler aslında yasama, yani karar verme adresi TBMM için vardırlar. Hukuk yaparsın, yürütmeyi denetlersin...

"Ne yapayım ya! Muhalefet olunca, meclise gidip oturmaktan başka bir gücümüz olmuyor" diyen milletvekili ile, "Liderimiz ne diyorsa, ben de onun için parmak kaldırırım" diyen milletvekili arasında pek fark yoktur! Seçmen de zaten, özellikle böylelerini bir daha seçmek istemiyor.

Siyasi partiler, kendi siyasal çizgileri doğrultusunda ilkelerini ortaya koyar, en yüksek oranda seçmen temsilini dikkate alarak pazarlık masasına otururlar. Pazarlık masasında "Yürütme" olur, "Yasama" olmaz!

Seçmen, ne zaman "Yasama" için milletvekili seçer, ben o zaman "Türkiye demokrasiye geçti" derim. O güne kadar gidilen tüm yollar, topal karıncanın Kabe'ye yolculuğu gibidir.

Siyasi parti yönetimlerini "Yürütme Organı" belirlerken rahat bırakmak gerekir. Icığı cıcığı çıkarılacak olanlar ise Yasama Organı'na milletvekili  adayı seçimi, TBMM'de hukuk yapılması ve Yürütme'nin denetlenmesidir.

Seçmen olarak sen, hangi partili diye bakmaksızın dilediklerinle iş yap, alışveriş yap, pikniğe git; ama üyesi bulunduğun parti ötekisiyle koalisyon kurmasın.

Matematik bilmez ucuz siyaset cambazları, önce kendilerine bakmalı. Onların yüzünden yurdumuz ve insanımız daha fazla acı çekmemeli...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.