Başkanlık, Jack Bauer ve 24




12 Eylül Darbesi’nin ilk yasakladığı kitaptır Georges Politzer’in Felsefenin Temel İlkeleri kitabı. Ortaokul çağımda, sanırım 197O yılıydı, okuduğum ilk felsefe kitabıydı. Diyalektiğin birinci kuralı olan “Her şey birbirine bağlıdır” sözünü ilk kez Pulitzer’in söylediğini sanmıştım. Aklıma uygun gelmişti ve zamanla 1930’larda yazılmış bu kitabın anlattığı diyalektiğin ve her şeyin birbirine bağlı olduğu ilkesinin Orta Asya sözlü kültüründen Tebrizli Şems’e, Kızılderililerden idealist felsefenin kuramcısı Hegel’e kadar tarih boyunca söylenip bilindiğini öğrenmiştim.

Darbecilik ve yasakçılığın yaşama müdahale olduğunu, “düşman” ı darbeci ve yasakçıların ürettiğini ama darbeci ve yasakçıları da aslında kendimizin ürettiğini görmemi kolaylaştırmıştı, “her şeyin birbirine bağlılığı”. 

Sinema deyince, gençliğimde Robert Redford filmlerini hayranlıkla izlerdik. Özellikle genç kızlar... Yönetmenliğini de yaptığı Sıradan İnsanlar (Ordinary People) filmini unutmak olanaksız. İşte o filmin önemli karaketeri  Calvin’i oynayan Kanada sinemasının efsane oyuncusu Donald McNichol Sutherland’ın, oğlu da, günümüzde büyük bir sinemacı. Oyuncu, prodüktör… Emmy, Altın Küre, Sattelite gibi bir çok ödülün sahibi Kiefer Sutherland. 

Birkaç haftadır, internetten televizyon ekranına aktararak peş peşe bölümlerini izlemek için uykusuz kalmama neden olan Jack Bauer, işte bu Kiefer Sutherland.

Araştırdım, Türkiye’de bazı televizyon kanalları bazı bölümlerini yayınlamış, ardından vazgeçmişler ve nedense fazla da ilgi görmemiş. Büyük olasılıkla izleyicinin böyle bir gündemi yoktu. Türkiye’de, 18 ayda 33 büyük terör saldırısı olabileceği akla gelmiyordu veya Türkiye’ye kimse kalkıp “Başkanlık” dayatması yapmıyordu. Olasılıkları düşünüyor ve bunları not ediyorum.

Jack Bauer, 2001 yılında yayınlanmaya başlamış, 9 sezon ve 228 bölüm sürmüş 24 isimli dizi filmin baş karakteri. ABD Karşı Terör Birimi CTU’da çalışan başına buyruk bir ajan. Konvansiyonel, kimyasal, biyolojik, nükleer her türünden terör, işkencenin ve sorgulama yöntemlerinin bini bir para. O bir kahraman, ama aynı zamanda günah keçisi. Başkan tehditler karşısında çaresiz kalınca ona ihtiyaç duyuyor, ama iş tehdit eden güçlerle pazarlığa gelince ilk satışa gelen, ilk ölüme gönderilen Jack Bauer oluyor. Başkan’ı ve çevresini yaşatmak için ölmeyi göze almak, her şeyini kaybetmek; kutsal devlete hizmet etmek anlamına geliyor. Bizde son yıllarda “biat kültürü” diye ifade edilen, hiç tartışmadan yapılan kabulleniş..

Her bölümü yalnızca 1 saatlik zaman diliminde geçen dizi filmin, 228 bölüm sürmesinin tek sebebi, “Başkan” ve çevresine her zaman sızan “vatan haini” karar verici veya “Başkan” ı etkileme gücündekiler. Jack Bauer tam kazanıyor, Başkan veya çevresindekilerin yeni bir entrikası işi berbat ediyor.

Başkanlık Sistemi’nin nasıl büyük bir felaket olduğunu, olağanüstü bir sürükleyicilikte açık açık ortaya koyuyor.

Elbette bir dizi film sonuçta, elbette kurgu… Aksiyon filmi izler gibi değil de, “ne anlatmak istiyor” diye izlediğinizde, anlattığı en önemli şey şu:

Bu çağda, hiçbir devlet, bir kişinin yönetimine bırakılamaz!

Yalakası vardır, yardakçısı vardır, tahrikçisi vardır, tezgahçısı vardır.

Kandırılır, yanıltılır, ortak edilir, tehdit edilir, şantaj yapılır…

Tek kişi hızlı karar verir, anlık karar verir, geri dönülmez karar verir ve bunların hepsi de ölümcül birer risktir.

Başkan ve adamları ya imanlı, inançlı, ehli Müslüm,  sadık adamlarsa?....

Çıkar ve güç odakları, uluslararası güçler Başkan veya yakınlarında, satın alacak ya da şantaj yapacak birini mutlaka bulurlar veya yerleştirirler. Bu kimi başkan yardımcısı, kimi bir danışman, kimi bir bakan, kimi bir tepe bürokrat ve hatta başkanın eşi veya bizzat kendisi de olabilir…

Komplo teorilerine hiç sıcak bakmam ve bunu de hep yazarım, ancak kuşku payım hep vardır. Dünyanın her yerinde ve her yeri için sayısız senaryolar yazılır, oynanmaya başlanır; artık siz ne kadarına kurban giderseniz… Sinema sektörü de, dizi film sektörü de bu sürecin bir parçası. Kimi olup bitenlerden senaryo üretir film çeker, kimi olacak ve biteceklerden…

Jack Bauer ve 24 sanki on yıl önceden bugünleri anlatmaya çalışıyor. Türkiye de sıkça geçiyor, ama izledikçe, sanki Türkiye ve Ortadoğu’nun bugünü ve yarını anlatılmak istenmiş, “Başkanlık tehlikelidir” i göstermeye çalışmış gibi...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.