Biga Modeli Başkanlık gül gibi geçindirir…




1920 Yılında Türkiye’nin 74 ili vardı. 1926’da 57’ye kadar indi, 1990’a gelindiğinde sayıları yeniden 74’e ulaştı ve bugün 81. Bunlardan 51’inde İl Özel İdaresi var. Köyleri olan 51 il anlamına geliyor; çünkü diğer 30 ilde köyler mahalleye dönüştürüldü.

Çanakkale, İl Özel İdaresi bulunan 51 ilden biri ve 574 köyü ile 79 köy bağlısı (mezra) bulunuyor. Biga 108 köy ve 5 köy bağlısı ile ilk sırada. Biga Belediyesi sınırları içinde 49 bin 572, Karabiga Belediyesi sınırları içinde 3 bin 105 ve Gümüşçay Belediyesi sınırları içinde 1.972 nüfus var. Kalan 33 bin 098 Bigalı köylerde yaşıyor. Bunlar 2015 sonu rakamları.

Güncel gerçek pek de böyle değil. Kişisel tahminlerimi de eklemeliyim. Biga Belediyesi sınırları içinde bugün 56 bin insan yaşıyor. Karabiga 3 bin 500 ve Gümüşçay 1.700. Köylerde ise nüfus 30 bini ancak buluyor. Biga ilçesinin toplam nüfus da gerçekte 90 bini aşıyor.

Biga Belediye Başkanı CHP’den seçildi. Biga Belediye Meclisi’nin 15 üyesinin 9’u CHP’den ve 6’sı da AK Parti’den geldi. Biga Belediye Başkanı İsmail Işık “Başkan” olduğu için belediyeyi tek başına yönetiyor. CHP’li meclis üyelerinin “parti disiplini” denilen muhafazakar davranış geleneği nedeniyle suskun kalması anlaşılabilir de AK Partili meclis üyelerinin suskunluğu bir acayip şey. Herhalde onlar da “Asıl biz muhafazakarız” ve “Başkan asıl bizim için tapınılası bir güçtür” diye kendilerini savunacaklardır.

Karabiga Belde Belediye Başkanı da CHP’den seçildi. O da “Başkan” tabii… Karabiga Belediye Meclisi’nin 9 üyesi var, 5’i CHP’den, 4’ü AK Parti’den. Hangisi tenordur, hangisi soprano bilme şansımız yok; bırakın arya söylemelerini, konuşurlarken bile hiç duymadık. Karabiga, büyük sanayi yatırımcılarına bırakılmıştır. Ankara’daki “Başkan” ın has adamı bile olsa büyük yatırımcı, çok sevdiği için, “milletin…” dediğinde, icraatını CHP’li Belediye Başkanı ile birlikte yapar. En çok da, CHP’li Çanakkale ve Ankara siyasetçilerinin sık sık Karabiga ziyaretlerine gülerim. Karabiga’nın “rakı-balık” ı için “üç maymunu oynamak” caizmiş çünkü… Karabigalı’yı da kimse yabana atmasın, “Başkan” ı muhalefetten seçerken aslında iktidardan devşirerek seçerler. Arada bir mızmızlanıp, gençlerine yatırımcılarda iş garantisi alırlar, arsaları değerlenir; maçlarını seyretmeseler de olmayan gençleri ile futbol kulübü yaşatıp, bölgesel liglerde oynatırlar vs. vs… 

Gümüşçay Belde Belediye Başkanı ise AK Parti’den. Gümüşçaylı seçmen, Biga Belediyesi seçmenine göre de Karabiga Belde Belediyesi seçmenine göre de daha solda olmasına ve genel seçimlerde muhalefete oy vermesine karşın; geçmişten beri muhafazakar “Başkan” seçer. Belediye Meclisi’nin 9 üyesinin bile 6’sı AK Parti’den, 3’ü CHP’dendir. İyi çiftçidirler, Avrupalı’dırlar ve Ankara’da kim iktidar ise “Başkan” larını o partiden seçerler. Başkan onu yapmış, bunu götürmüş… Bahşiş atın dişine bakmazlar, bal tutanın parmaklarını yaladığını bilirler. Hep de haklı çıkarlar, yolu yapılır, çayı ıslah edilir, vs. vs.

Ben bu açıklık ve içtenlikte yazınca, Biga’nın Çanakkale İl Özel İdaresi yönetimindeki 108 köyü için ise ağıtlar yakacağımı düşünebilirsiniz. Köylerde ağıt yakılası durum var da, roman havası ile oynamaktan ve arabesk dinleyerek “off!.. of!...” çekmekten; ağıttır, bozlaktır çoktan unuttu Biga köylüsü. Köylerin en mutlu ve en huzurlu insanları muhtarlar. Her biri dokunulamaz birer “Başkan”, inanın bana. Köylüye karşı hiçbir sorumlulukları kalmadı, federasyonun köy derebeyleri gibiler. Tek sorumlu oldukları adres Ak Saray’daki Partili Başkan. Köylerdeki ikinci mutlu kesim de kooperatif başkanları. Çiğ süt komisyonculuğu dışında bir iş yapmayan kooperatiflerini batırsalar da, ayakta tutsalar da maşallahları vardır.

Biga köylerinin Çanakkale İl Genel Meclisi’nde 5 üyesi var. Bunların 3’ü AK Parti’den 2’si CHP’den. 2014 Yerel Seçimleri’nde ilk kez CHP’ koltuk sayısını 1’den 2’ye çıkardı. CHP yönetimleri, parti program ve söylemlerine uygun içtenlikte olsa, belki de Biga’da, gerçek anlamda iktidar olabileceği tek adres köyler. Ova köyleri hariç ne Biga’nın sanayileşmesiyle oluşan arazi vb. ranttan yararlanabiliyorlar, ne üretecek gençleri köylerde tutabiliyorlar, ne insanca yaşayabilecekleri bir tarımsal gelirleri kaldı. Orman köyleriydi çoğu, ormanın bile getirisi iyice azaldı.

Bugün Biga Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin seçimleri yapıldı. CHP’li 2 üye Biga KHGB Encümeni için aday bile olmadılar. “Bize oy verecek bir grup muhtar mağdur olmasın” yaklaşımı ile nasılsa seçilemedikleri encümen için baştan havlu attılar.

Biga Kaymakamı, hukuken ve görünürde Hükümet’in Memuru. Biga KHGB’nin de başı, köylerle ilgili her şeyin de başı o. Nedense mevcut Biga Kaymakamı kendini Devlet’in Kaymakamı sanıyor. CHP’li Biga Belediye Başkanı ile kankalık durumu, onun etkisiz siyasal şovlarında malzeme oldu son günlerde. Biga Kaymakamı’nda “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” durumu var, ama Biga’daki sivil güç odakları onu nedense çok sevdi; AK Parti yerel yöneticilerini belki de onlar frenliyorlar. Kaymakam bey ayrıca futbolu da çok seviyor, “vücut elektriğinin toprağa iletilmesini engellediği için kalp krizi geçirten halı sahalarda” olan bir kaymakam, Biga’da sevilir. Bigalı sivil güç odakları kendilerince haklılar da, çünkü gelen gideni aratabiliyor. Biga sivil güçleri muhafazakar değil -argo deyişle - sapına kadar liberaldirler. Onlar için keşke DYP hortlasa, keşke ANAP hortlasa…

Çok uzattım biliyorum, ama şu cümleleri yazmak için yukarıdakilerini anlatmak durumundaydım.

Biga’da yürütülen “iktidar - muhalefet al gülüm ver gülüm” ü tüm Türkiye’de neden olmasın? Nedir o öyle vurdu, kırdı, bomba, canlı bomba, obüsler, havan topları, meydan okumalar, küfürler, dokunulmazlıklar, dokunuluyormuş gibi yapmalar...?

Model aramaya gerek yok! Bakın Biga’ya, bir sürü başkan var ve gül gibi geçinilebiliyor…


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.