Ekonomi / Güncel

86 yaşındaki Bigalı yeniden doğdu

Biga'nın en köklü markası, işine dört elle sarılanların yönetimine geçince, pazardaki değişime uygun hazırladıkları yeni yapısı ile yaşam buldu.




Sabah saat 08:30 kuyruğu. Yeni açılan şarküterinin içi kalabalık. Bir paslanmaz çelik soğutma tankı adeta sahnede assolist.

-İnsanlar neden burada?

-Taze Biga Sütü almak için.

Öğleden sonra saat 15:30. Şarküterinin önüne bir araç yanaştı, kapıları açıldı. İçinden sanki ünlü bir pop şarkıcısı çıkacak. 

-Peki bu satte insanlar burada neyi bekliyor?

-Taze Biga Loru.

Zincir marketlerin birer birer yok ettikleri doğal ürünler üreten "hazine" değerindeki yerel geleneksel firmalar, markalar arasına, Biga'daki 86 yıllık Karpuzoğlu da katılmak üzereydi. Mehmet Altındiş ve İsmet Küçükler adlarında Bigalı iki girişimci, Karpuzoğlu markasına sahip çıktı, dört ellle sarıldılar ve Karpuzoğlu artık Tarihi Biga Markası olarak, Biga Sütü'nden ürünlerle, modern piyasa yapısına uygun biçimde ayağa kalktı. Yanında İs-Met markasıyla Biga Eti ürünleri ve yanında yine diğer yerel üretici firmaların doğal şarküteri ürünleri.

Biga'nın Küçük Şadırvan diye adlandırılan çarşı bölgesinde, Kapalıçarşı arkasındaki sokakta, kente dışarıdan gelen zincir firmaların teker teker ele geçirdikleri ortamda, artık Biga'nın 86 yıllık Karpuzoğlu Mandırası var. Biga'nın geleneksel süt ürünleri üreticileri sayısı hayli azalmış ve çağın gerisinde kalan sunumları nedeniyle, cazibesini yitirmeye başlamıştı. Koyuncular, Gegeler, Dal Süt, Şahin Süt gibi geleneksel yerel süt ürünleri üreticilerini de bekleyen çıkış yolunu, "yok olacak" sanılan Karpuzoğlu göstermeye başladı.

Perakende piyasa deneyimi yüksek iki girişimci, aslında dört yıl önce satın aldıkları Karpuzoğlu markasını, tüketicinin önüne sunmakta geciktiklerini söylüyorlar. İki girişimciye sorduk ve anlattıklarını özetleyelim:

"Yola 10 Bigalı ortakla çıkmayı planlamıştık, iki kişi ama yine de dört el olarak yola çıktık. Hazırlıklarımızı tamamladık. Biga Organize Sanayi Bölgesi'ndeki tesisimizin üretimini günlük 500 kilogram çiğ süt alır halden, bugün 3 tona çıkardık. Kapasite kullanım oranımızı sürekli büyütüyoruz. Çiğ sütü Biga'nın en modern çiftliğinden alıyoruz. Üretim tesislerimizde yoğurt, peynir, Biga Tatlısı, Kemalpaşa Tatlısı, Peynir Helvası, Profiterol gibi çeşitler üretiyoruz. Türkiye'nin doğal üretim çok sayıda peynir çeşidini de üreticilerinden alıyoruz. İs-Met tesislerinde ürettiğimiz sucuk ve et ürünlerimiz de kısa süre sonra Karpuzoğlu Mandırası'nda yerini alacak. Karpuzoğlu Mandırası, şu anda yaklaşık bin çeşit şarküteri ürünüyle yola çıktı.

Biga'da ikinci bir satış noktası daha açmayı planlıyoruz ve ardından bölgemizdeki yerleşim yerlerinde açacağız. Bu ilk adresimize açılır açılmaz gösterilen ilgi bizi çok mutlu ediyor. Gerçek şu ki, biz de bu ilgiyi bekliyorduk. Karpuzoğlu çok önemli bir marka. Şu anda telefonla siparişler de almaya başladık. Hazırlıklarımız tamamlandığında e-ticaret pazarında da yerimizi alacağız."

Karpuzoğlu Mandıra

Bigazete neden haberleştirdi?

Girişimcileri de şaşırttığını gördüğümüz konuya Bigazete'nin gösterdiği ilgiyi açıklamalıyız. Bu tür haberleri pek yayınlama şansı bulamadık, çünkü Biga'da geçmişten geleceğe taşınan ve üretkenliği anlatan girişime pek rastlayamıyoruz. Herkes konuşuyor, ancak yapan çıkmıyor.

Zincir marketlerin yerel ağız tadlarını yok eden, yerel üreticileri kapanma noktasına getiren fason, ucuz ve dolayısıyla kalitesi tartışılır ürünleri yalnızca yerel ekonomiye zarar vermiyor, aynı zamanda insanı değersizleştirip "çaresiz tüketici" haline getiriyor. Karpuzoğlu Mandırası'nı Bigazete haberine konu eden şey de kendi sektörü için çıkış yolu örneği oluşturması. Bir başka yerde bulmanın giderek olanaksızlaştığı Biga Sütü'nden üretilen ürünleri, geleceğe taşıma misyonu üstlenmesi.

Bigazete için, yarın sabah saat 08:30'da, 12 yıl sonra ilk kez, taptaze Biga Sütü'nü Biga'daki bir şarküteriden alıp içeceğimizi bilmek bile, haber değeri taşır. İstanbul'dan Biga'ya dönüp Bigazete'yi yayınlamaya başladığımız yaklaşık 12 yıl önce, Biga'nın Gürçeşme (eski adıyla Arapçeşme) köyü kahvehanesinde "Çayı sonra içelim, önce birer bardak süt içelim" dediğimizde, karşımıza içine su katılmaya kalkılan süt tozu çıkmış ve şok geçirmiştik. Şaşkınlığımızın yanıtı da ikinci bir şok olmuştu. "Damda inekler var, ama bizim karılar yoğurdu bile bakkaldan alır" demişlerdi.




Bu haber 13.11.2017 17:01:33 tarihinde eklenmiştir.


Haber Kaynağı : Bigazete

Haber Gezintisi

  • Balıkesir ve Çanakkale'de ortak operasyon

  • Balıkesir'de trafik kazası: 8 yaralı

  • Çanakkale'de FETÖ/PDY operasyonu

  • Ekmek zammı belirlendi, sıra onayda

  • Kahraman Kasap Zincir Markete Karşı

  • Sağlık harcamaları yüzde 14,5 arttı

  • Hastanede artan yemekler barınağa taşınacak

  • Yüz nakli olan Sert cezaevinde

  • Hafriyat kamyonları çarpıştı : 1 ölü

  • Atina’da sel: 16 ölü

  • Doğum günüydü, annesi babasını öldürdü

  • Rus savaş gemisi Çanakkale Boğazı’ndan geçti

  • Bu CHP değil, hormonlu cemaat kültürü

  • Da Vinci’nin tablosu 450 milyon dolara alıcı buldu

  • Para vermeyen babasına kızdı, kolonya döküp evi yaktı

  • Çorlu-Tekirdağ yolunda kaza: 3 yaralı

  • Balıkesir yurt dışından gelen öğretmenleri ağırladı

  • Hasta taşıyan ambulans kaza yaptı

Benzer Haberler