Biga / Bilim Kültür Magazin / Güncel

Karabiga`da komik ötesi salakça siyasal tepki

Vatan isimli partinin yerel yöneticileri, Karabiga yakın tarihi için ne denli büyük anlamlar içerdiğini bilmedikleri bir yolun, adının değiştirilmesi için gösteri yaptılar.




Türkiye sol hareketi onları "Maocu" olarak bilirdi. Aydınlık adıyla yıllarca uydurdukları bir "sosyal emparyalizm" tartışması yürüttüler. Dünyada etnik milliyetçiliğin, dinsel cemaatçiliğin küresel güçlerce pompalanmasıyla, son yıllarda en ateşli Türk milliyetçileri kimliği edindileri. "Emek"ten yana olduklarını göstermek için "İşçi" koydukları parti adını bile Türkçe "Yurt" anlamına gelen "Vatan" koydular. Maksat siyaset olsun.

Dün Karabiga'da elde pankartlar, Nato Yolu olarak bilinen, Karabiga Belediyesi'nin Nato Caddesi tabelası astığı bir yolun, adının "Ata Yolu" olarak değiştirilmesi için tepki eylemi gerçekleştirdiler. Partinin Çanakkale İl Başkanı Tolga Akkuzuluoğlu da tepki eyleminin başında.

Nedir bu Nato Caddesi biliyorlar mı?

17 Ekim 1951 tarihinde Londra’da bir protokol ile Türkiye ve Yunanistan NATO ittifakına kabul edilir. Türkiye 18 Şubat 1952’de Fuat Köprülü’nün dışişleri bakanlığını yaptığı Adnan Menderes (Demokrat Parti) hükümeti döneminde NATO’ya resmen üye olur. Stalin, Türkiye'den toprak ve boğazların kullanımı talepleriyle baskı yapmaktadır. İsmet İnönü de iktidarının son yılarında, Türkiye'ye yapılan bu baskıya karşı NATO kozunu oynar. 2. Dünya Savaşı'ndaki gibi, küresel güç dengelerini kendi kavgalarıyla başbaşa bırakıp, Türkiye'yi dış çelişkilerden uzak tutup, olağan gelişme ihtiyacını sürdürmesi amacındadır. NATO'ya bu anlamda katılma girişimini başlatan da İnönü'dür. Kendisi masaya oturduğunda girer miydi, girmez miydi, kimse bilemez. Lozan ve 2. Dünya Savaşı'ndaki tavırlarına bakarsak, bizim tahminimiz, ağır koşullar öne sürer, oyalar ve girmezdi.

Demokrat Parti iktidara gelince, Türkiye NATO'ya girdi ve İzmir karargah merkezli 112 tesis kuruldu. Karabiga'daki de Marmara Denizi'nden Çanakkale Boğazı'na girişi kontrol edecek bir gözetleme istasyonudur. Bir Türk Deniz Kuvvetleri Birliği bu tesiste konuşlandırılır. Cihazlar, araç ve gereç NATO'dan gelir. Türk askerlerinden oluşan birlik, yıllarca; Karabiga bucak ekonomisine, sosyal yaşamına katkı verirken, bando takımı resmi bayramlar dahil Karabiga'nın çok sesli müzikle tanışmasını sağlar.

Burada önemli bir bilgiyi daha paylaşayım. Karabiga'da o tarihlerde askerlik yapan yoksul ama yiğit Anadolu gençlerinin erkek çocuğu bulunmayan ailelerce kızlarına içgüveysi alınır, çok sayıda evlilik bağı kurulur. Bugün yüzlerce Karabigalı bu ailelerin çocuklarıdır.  

Stalin ölür, Sovyetler Birliği Türkiye için yeniden tehdit olmaktan çıkar, Lenin dönemi gibi komşu bir ülke konumuna gelir, bu arada teknoloji gelişmiştir, NATO ile sözleşmeler yenilenir ve 1980'lerin başında diğer yaklaşık 100 tesis gibi Karabiga'daki tesis de kapatılır. Kapatılma anından başlayarak bucak, hızla köyleşmeye başlar. Bugün hala, 1950-70 arasının ne sosyal ve ne de kültürel düzeyi yakalanamamıştır. Ekonomik düzeyi için de, o güzelim kıyılara termik santrallar kurulmasıyla bu yıl aynı düzeye ulaştığı söylenebilir. 1950-70 arası ortamdan yararlanan Karabigalılar'ın çocukları, öğrenim ve iş nedenleriyle kentlere göç ettiler, yıllar sonra termik santrallar nedeniyle yerlerine dışarıdan gelenler almaya başladı.

Bucak merkezine yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki tesise giden yolun olağanüstü değerde döşeme kaplaması, bugün yer yer görünmektedir ve korunması gereken tarihsel bir mirastır. Tesisin bulunduğu küçük tepe korunmalıdır. Tesiste görev yapan askerlerin barındığı sosyal ünitelerin bulunduğu diğer küçük tepe çamlık burun, turizm amaçlı kullanılacak kadar muhteşem bir yerdir.

Karabiga belde merkezi ile bir zamanların NATO tesisi arasındaki yol, Karabiga yakın tarihi açısından çok önemlidir ve değerlidir. O yoldan tarihin izleri büyük ölçüde silindi, hiç değilse adı kalmalı. O yolun adı NATO değil, NATO Yolu'dur. Atatürk, bu tür ucuzlukların aracı da yapılamaz, yapılmamalıdır.

Herkes aklını başına devşirmeli. Tarih dediğin; canımızın istediği güzellikleri oraya buraya adların yazarak değil, acısı ve tatlısıyla, doğru yerde ve doğru biçimde anımsanması için korunarak anlam taşır. Karabiga'ya Stalin gelip o yolda yürüseydi, Truman veya Churchill gelip yürüseydi de durum değişmez. Onların da bir yerde adları geçerdi.

Tarih övünmek için değil, ders almak için gereklidir.




Bu haber 26.11.2017 13:36:39 tarihinde eklenmiştir.


Haber Kaynağı : Bigazete

Haber Gezintisi

  • Çanakkale'de tır traktörü ikiye böldü

  • Avrupa'ya göre durumumuz nasıl mı? Okuyun...

  • 1915 Çanakkale Köprüsü, rüzgar sınavını geçti

  • Gönen'de kamyonet şarampole uçtu: 3 yaralı

  • Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

  • Dolar, MB kararı sonrası yükselişe geçti

  • Gözleri görmeden tek başına 60 yıldır esnaflık yapıyor

  • Putin’in Tatarca kelimeyi yanlış anlaması gülümsetti

  • Malkara’da 43 ünite kan bağışlandı

  • Jandarma drone ile tespit ettiği 101 kaçağı yakaladı

  • Sağlıksız Yaşam Komedi Kumpanyası

  • Kanada’da yolcu uçağı düştü

  • Palamudun fiyatı cep yakıyor

  • Balıkesir'de uyuşturucu operasyonu

  • Geminid meteor yağmuru Nilüfer’de izlendi

  • Bir kilo Lüfer bir gram altın fiyatına

  • Kaza yapan aracın yaralı sürücüsü 14 yaşında çıktı

  • Tarlasına buğday değil güneş ekti

Benzer Haberler