Mühürsüz oylar iptal edilmelidir…




Çoğumuz biliyordur ama tekrarlıyorum; Sabahın köründe (05.00) sandık kurulu, başkanıyla beraber toplanır. Genellikle bir okulun bir sınıfıdır. Çay içilir, simit, poğaça yenilir. 

Başkana sandıkta oy kullanacak seçmen sayısından birkaç adet fazla zarf ve pusula verilmiştir. Sandık kurulu ilk iş olarak bunları sayar, damgalar ve yaptığı işi yazıyla tutanak altına alır. “Şu kadar zarf, pusula var, mühürlenmiştir” şeklinde… Birkaç yüz parça evrakı mühürlemek 4 kişinin toplamda 10 dakikasını alır. Saat 08.00’den itibaren ilk seçmenler gelene kadar çoktan tamamlanacak, hatta çay ve sigara için zaman kalacak bir iştir bu… 

Yani iş değildir… Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı’nın iddia ettiği gibi ihmal edilecek, yetiştirilemeyecek bir şey değildir. Sandık kurulunun temel işidir bu… Doğu’da sandık kurullarında yeterli sayıda üye bulunmadığı belirtiliyor. Sandık kurulu başkanı mühürleme işini tek başına bile yetiştirir. Geçelim…

Anlaşılan, bilinçli olarak, göz göre göre, oylama devam ederken kaybedeceklerini anlayınca “mühürsüz pusula” çaresine başvuruldu. Bu karardan iki saat önce, mühürsüz pusula talebini “sahte oyun önünü açar gerekçesiyle reddeden YSK, iki saat sonra ne olmuştur da, fikir değiştirdi? Bir yerlerden telefon mu geldi acaba?

Ancak, “her türlü önlemi aldık” diyen CHP’lilerin de uyanık olması gerekirdi. Sandık kurullarındaki ve seçim bölgelerindeki CHP’lilerin ve muhalif parti gözlemcilerinin şimdiye dek kaç mühürsüz oy kullanıldığını tespit edip partilerine bildirmeleri ve partilerin hangi sandıkta, toplam kaç adet mühürsüz oy kullanıldığını şimdiye dek açıklaması lazımdı.

2.5 milyon damgasız zarf ve pusuladan söz ediliyor. Mühürsüz oyların çoğunun “Evet” olduğu da söyleniyor. Evet ile Hayır arasındaki fark; biliyorsunuz 1 milyon 252 bin… Sonuç değiştirecek bir rakam. 

Mühürsüz pusulalar oy mahalline nasıl girdi acaba? Acaba önceden teslim alınmış mühürsüz ancak tercih mührü “Evet”e basılmış oylar mı atıldı? Büyük şehirlerde “Hayır” oylarının önde gittiği görülünce, YSK kararıyla birlikte önceden hazırlanmış çuvallar dolusu mühürsüz pusula devreye mi sokuldu? Kurulun verdiği mühürlü zarf ve pusula da bir yerlerde imha mı edildi? Acaba tercih mührü “Evet”e basılmış, mühürsüz pusulanın bir kısmı da mühürlenerek sandığa mı atıldı? Hatta sandıktan “Hayır” oylarını alıp, bir inşaata mı attılar? Suruç’ta olduğu gibi…

Çok ilginç sorular var gündemde…

Daha vahimi, YSK Başkanı’nın “oybirliği ile alındı” diye açıkladığı ”mühürsüz oyların geçerli sayılmasına” ilişkin yasadışı kararı da, Kurul halen kamuoyu ile paylaşmadı. Karar YSK’nın resmi internet sitesine konulmadı. Daha da vahimi, kararda YSK Başkanından başka kimsenin imzası olmadığı, yeni tek imzalı olduğu iddia ediliyor.

Biliyorsunuz; bu YSK kararı referandum devam ederken, yasaya uygun olmayan bir şekilde yürürlüğe konuldu. Yasa kesinlikle tüm oy pusulalarının ve zarflarının mühürlü olmasını öngörüyor. YSK, oylamaya devam ederken mührü saymayarak, yasaya aykırı davrandı.

Bakınız, büyük şehirler “Hayır” dedi. En kalabalık 12 şehrin 8’inden “Hayır" çıktı. İstanbul yüzde 51, Ankara yüzde 51, İzmir yüzde 69, Adana yüzde 58, Antalya yüzde 59, Mersin yüzde 64, Diyarbakır yüzde 68, Eskişehir yüzde 58…  “Evet”ler AKP ve MHP’nin oy toplamlarının çok altındadır. Hem Türkiye genelinde hem büyük şehirlerde…

Mühürsüz pusula planını Anadolu’da devreye sokarak, sonuçlara gölge düşürdüler. Oyları azaldı, hiç bekledikleri olmadı. AKP’den yüzde 15 “Hayır” çıktığı, MHP’nin sadece yüzde 30’unun “Hayır” dediği belirtiliyor. Onun için referandum akşamı suratları sirke satıyordu, sosyal medyada birbirlerini suçladılar. 

Acilen gerçek sonuçlar açıklanmalıdır. Mühürsüz oylar yasaya uygun olarak iptal edilip, referandumun yasal sonucu açıklanmalıdır. Olması gereken budur…


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları