Merdiven




çıkın, hep çıkın, bazen de çıkmayın. ben de merdivenleri yazayım. diken tarlası bir sanat… ardıma takılın. bir merdivenin şifresini çözerken bana katılın. satılmayın, sarılın, sarmalayın, sarmallaşın. kafka’nın davasına varan merdivenleri de hatırlayın. ben aşktan anlarım, kapitalizmi hep anlatırım ve emperyalizmi yuhalarım. fikri olmayanlardan sakının, sanata yaklaşın. şarkılarım var, şarkılarım. merdivenlerde tanıdıklarım. banyolarım ve hitckok gibi kahve yudumlamalarım. benim filmlerimi ve fiillerimi izlemeye tersten başlayın. her basamağa bir nota bırakacağım. her basamağa bir dize yazacağım. her sahneye bir merdiven çıkacağım… echer ! mordan geceye ve kırmızıdan şahane bir şaraba ulaşalım. deklanşörlere çarpık kadrajlar tasarla. karakter fikirlerle yoğrulur elbette ve cehaletten hep uzaklaşalım. normaliniz nedir bayanım, bayım. doksan altmış doksansa zerafet, çay içelim o zaman, görecedir yalnızlığım ve görecedir kalabalıklığım. bir aynadan çıkacağım. bakış açısı aşktır aynadan çıkanların. sinemayı ve tiyatroyu seviyorum, hastasıyım yolların. herkes için bir gülümsemedir verdiğim poz, herkes için derstir çektiği fotoğrafçının… ışıklarımı kapattım ve dünya için bir eyleme katıldım… john lennon çalsın bakalım…. hayallerimisss var. dünyayı değiştireceğisss… bu mitolojik bir his… usulca şakılar yazalım ve kızıl saçlardaki notaları okuyalım. küstah insanlar var, küstah kalsınlar . bir jest yapacağım, biraz mimik lazım. beni tamamlasın beni arayan her yanın, aynı yöne bakalım. raksın rakıyla buluşmasına katılalım. aklım, tanıyacağım ülkeler kadar karmaşık. nasılsa vardığım molalarda gece yarıları olacak. ses o zaman durulur, ses o zaman duyulur, uykulu yüzlerden yayılan tanışıklık o zaman çok uysaldır. yollar geçip giderler aklımdan ve sıcak ya da soğuk yerlerden mektuplar alırım. bir bulmacanın ilk harfi gibi kaybolurum hayatlarınızdan. kurmaca bir saat asla kurulgan ve kırılgan olamaz.  kurgudur, dali tablosundan fırlamıştır, sadece benim istediğim zamanı gösterir ve istasyonlarda ve molalarda gün 24 saatten fazladır. mayısta yağmur çıkarıyor şapkasından hokkabaz. yağmur çakıyor masanın ıslaklığına. saatlere ve mezelere dönelim. yazmaya başladığım kitabımda insanları yazıyorum, zavallı sevinçlerini. ideolojik falan değiller. bir imzadaki mürekkep gibi dağınık yüzlerde seyyah bakışlar. başladığım yerde kapatacağım bu hesabı. aşktan ancak özgür ruhlu insanlar ve dans eden İspanyollar anlar. gerisi hikaye bile değil. çokları sersefil bir yalnızlıkta bilmem kaç yıla mahkum… dolanıp konuşup dağılıyorlar. bir merdivenden saçılan gazete başlıkları. bazı maskeler hiçliği saklar, bazı maskeler fikirleri. biraz şıra  ve akşamüstü rüzgarları. duyumsadığım biraz sanat ve denizin yosunları. bu merdivenden bir denize inilir ve bir de sonsuz özgürlüğe çıkılır. bu tablo bir saatin kapağını açmışım gibi durmayan mekanik ve tuhaf bir karmaşada dolanıp duruyor. ahşap masadan kalkıyorum. bir peçeteye yazdığım sözlerden sorumsuzum, açılın, saçılın ve dağılın…

echer, s’onuncu basamaktayım,  saatleri ayarlayalım, sahne ve hesap lütfen, kapatalım !....

aynaben


Son Yazıları

2017.05.18 - Merdiven
2017.03.08 - a y r ı- n - t ı ( n ı ) l ar
2017.01.27 - fırL[a’a]şşka
2016.12.30 - AMY
2016.11.15 - maSkeLerim var
2016.10.05 - Kıçsal
2016.06.24 - kadınLar heP gÜlmeLi
2016.06.06 - zaM’anLar / meK’anLar
2016.05.02 - kaSaBaLarı anla, soKakları anLat 
2016.03.31 - aŞka matruŞka

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları