Katarcı değilsem Şimendiferim




İngiltere, Fransa ve Almanya ile ABD'nin oyun bahçesi olan Arap Yarımadası’nda, sorun Katar ise ben de şimendiferim.

Osmanlı’da demiryolu her ne kadar İngilizler tarafından başlatılsa da, Osmanlı aydınları Fransızca severdi. Sultan Abdülaziz bile demiryolunun sarayın bahçesinden geçmesine izin verirken “Şimendifer isterse sırtımdan geçsin” demişti. Demir ile yolunu bulmuş ve Anadolu'ya öyle gelmiş bir millet olarak "demiryolu" demeyi beceremeden önce “chemin de fer” diyorduk ya... İşte asıl ona bakmak gerekli, üzerinde hareket eden trene değil!

Körfez ülkelerinin “Emirlik” diyerek küçümsenmesine şaşıyorum. Her biri dünya finans aktörleri. Katar dünyanın 14. büyük nakit yatırımcısı. İran gibi köklü bir uygarlık ile küresel emperyalizmin boğaz boğaza geldiği bir körfezdeler. Feodalizm, Siyasal İslam, baskı, insan hakları ihlallerinin faturasını Katar'a çıkarıp "Baskıcı, feodal bir emiri mi koruyacağız?" diyenleri, bence ilkokuldan mezun etmemeli. Arap Yarımadası'nın en büyüğü Suudi Arabistan, İslam ülkelerinin ikinci büyüğü Mısır ve önce bu ikisine bakacaksın. İkisinde de demokrasi nanay, feodalizm halay çekiyor; Allah kullanılarak emperyalizmin kucağındalar. Biraz ilgiliysen yani... Önce ABD'ye bakacaksın, önce İngiltere'ye bakacaksın, önce Almanya'ya bakacaksın. Katar’a değil!

Araplar ile bahçesindeki sadık köpeği "Arap" ı birbirine karıştıranlar, ezbere “Hepsi Müslüman” diyebilir.  Dünya müslümanlarının emperyalizm çağı tanrıları, ürettirdikleri fıkıhla (hukuk) onları dilim dilim doğradı. Birbirini yiyerek beslenen Vahabisi var, Haricisi var, Selefisi var, İbadisi var, Caferisi var, Hanbelisi var, Malikisi var, Şiisi var, Şafiisi var, Hanefisi var… Yok yok yani…

İnsanı dini karakteri ile tanımladığınızda, ilk kavşakta mezhepler, ikinci kavşakta tarikatlar, üçüncü kavşakta cemaatler ile yolunuzu şaşırmanız kaçınılmazdır. Bu kavşaklar, öyle yoncalarla falan geçilmiyor, trafik ışıkları da yok, kavşakta bekleyen trafik polisi de...

Kapitalizmin rekabetçi döneminde ortaya çıkardığı ulusları, emperyalizmin mevsimi geldiğinde tıpkı etnik kimliklerle dilim dilim doğradığı gibi... Siyah, Beyaz, Sarı, Kızılderili vs. diye bakmaya başlandığında ilk kavşaktaydı insanlık. Bu kavşakta seçtiğiniz yol, örneğin bizde Türk mü, Kürt mü kavşağına getirdi. Velev ki Türk yoluna saptınız, Çerkez mi, Pomak mı, Türkmen mi derken… Varsayalım Çerkez yoluna girdiniz; o da sizi Asil Çerkez mi, Köle Çerkez mi kavşağına getirir.

Düşünsenize… Kendini Manav diye tanımlayan bir Türkmen gence, Türk Milliyetçiliği öğretmeye kalkışan Pomak gencin garipliğini... Son yıllarda az mı yaşamaya başladık.

Geçiniz bunları… Irkçılığın ve dinciliğin varacağı yer, Yüzde 49,12’si Varlık Fonu ile kimler tarafından fonlanacağı belirsiz Tük bayraklı, ABD Airbus yapımı Türk Hava Yolları uçağına, Fransız sermayeli Atatürk Havalimanı’nda binip, can güvenliğinizi İsrail yapımı bilgisayar programına teslim etmeye varır, o kadar.

Paranın dini, imanı, ırkı, cinsi yok!

Katar doğalgaz ve petrol zengini. 350 milyar dolar nakit fazlası, dünyanın hangi ülkelerince kullanılıyor, merak etmediniz mi? Edin ve önce ABD'deki Empire States binasından başlayın. Türkiye'ye 18 milyar dolarcık getirdi diye neden kıyamet koptuğunu belki görebilirsiniz. Göremezseniz Volkswagen'a da bakın mesela...  Türkiye’nin en etkin bankalarından birini satın alarak getirdiği döviz, son yılların en büyük yabancı sermaye girişiydi; sıfırdan banka kurup Katarlı'ya satan dolar milyarderi bankacımızın başarı öyküsü de, üstelik bugünlerde kitapçılarda...

Türkiye’ye yöneliş kaçınılmazdı. Eksi faizle daha ne kadar dolarcıkları küresel patronlara teslim edeceklerdi ki. Arap Yarımadası'nda istenen kaostur ve küresel tanrılar kimseye uzun ömür vermeyecekler. Rus’u, Alman’ı ve hatta Hintli’si Türkiye'ye gelir de, böyle bir "Kader" ile yüzyüze Katarlı, niye gelip yerleşmesin ki?

Suriyeli, Afganlı, Somalili’ye bu ülkede kim bakacak? Allah Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt, Umman para babalarının da aklını başına getirsin, bir çoğunu da getirecektir. Kişi başı 130 bin dolarlık geliri 40-50 derece sıcakta çölün altından çıkaracaksın. Küresel tanrılar artık elinden almak üzere... Türkiye gibi yaşanacak bir coğrafya ve iklim, önüne çarşaf gibi serilecek ve seyredeceksin. Arap bedeni üzerinde de bir kelle var, o kellede de beğenin beğenmeyin bir çift göz, bir burun, e bir de beyin var tabii… Ne kadar uçkura yakın çalışsa da, beyin bu ve gün geliyor diğer organlara da etki yapıyor.

ABD’li Trump gelip tower diktiyse, Katarlı Thani herhalde havadan işeme zevki için topraklarımız üzerinde boşuna uçurulmadı... Bata çıka dünyanın en zenginlerinden biri ve her şeye karşın ABD Başkanı olan Trump da; ABD’ye akan petrogaz milyar dolarlarının acucuğunun bile Türkiye’ye akmasını seyredecek değil.

Suud feodallerin “Arabistan demek ben demek” coğrafya büyüklüğü ve “İslam’ın merkezi benim” Kabeciliği, ancak bizim saflarımızı etkiler. Kendisi sarayda, halkı ise çölde sürünen bir krallığın, kaderini ABD’ye bağlamasını anlamak mümkün; ama ülke nüfusunun ancak yüzde 10’u, yüzde 20’si yurttaş olan diğer Arap emirliklerine söz geçirmesi o kadar kolay değil.

Parayı kazananın, kendine Türkiye gibi ülkeler aramasını, anlamayacak ne var?

Para ister istemez liberalizmi körüklüyor, para sahibinin de özgürlük isteğini artırıyor. Eklememe gerek var mı bilemiyorum. Parası olmayanların ise her geçen gün daha çok tutsaklaşmasından daha olağan, ne kalıyor geriye?..

Koşullar çok değişti ve hızla da değişiyor. Kısa vadede, açıkçası Katarcıyım! Kısa vadede Ummancıyım. Kısa vadede Kuvetçiyim.

Neden ABDci, neden Suudcu olayım ki?.. Asıl o durumda kellemin içindekinden kuşku duyarım.

Arabistan Yarımadası’nda tarih boyunca demokrasi yaşanmadı, yaşanamazdı da... Son yıllarda, diğerlerine göre özgür yaşamaya yönelen adreslerden biri Katar. Katar'a ambargo gerekçelerinden biri de aljazeera televizyonu olması boşuna değil. Neymiş? Katar'da yurttaş olmayan göçmenler kötü yaşıyormuş. Beğenmeyen ülkesinde verirdi mücadelesini. Beğenmeyen Suud krallığına giderdi. Böyle olmuyor ama... Suudi Arabistan’da yaşamaktansa, insanlar iç savaş ortamında, kolera salgını bulunan Yemen’de yaşamayı tercih ediyor!

Bu arada, kimse boşuna “Katar’da ABD üssü var” diye da şakımasın. O üs geçmişte Osmanlı üssüydü. Şu anda Türk üssü de var. Unutmayalım, Türkiye’de de kaç yabancı devlet üssü var, oturup bana liste çıkartmayın.

Kalkıp bir de “Türkiye neden Katar’a asker gönderiyor?” sorusu sorulmuyor mu? Kelledeki beynin yüzde onunun kullanıldığından bile kuşku duyar oluyorum.

Artık öğrenilmeli ki; devletlerin silahlı güçleri şehit olunan, gazi olunan “vatan – millet – sakarya” güçleri olmaktan çıktı. Günümüzde askerlik, parayla yapılan bir meslek. Canının kıymetini bilen, zaten asker olmuyor. Giderek kimse de zorla askerlik yapmayacak. Zorunlu askerlik, ulusal coğrafyayı korumaya destek amaçlı, temel askerlik eğitimi ile sınırlı hale indiriliyor. Zorunlu askerlik yapanların Katar’a, Suriye’ye, Somali’ye gitmesi de bu trende uygun değil. Maaşı alan, askerliği mesleği ve işi sayan gitsin.

Konu çok geniş ve ezbercilerce çarpıtılabilir bir özet bile olsa, yazmak istedim. Uzatmadan sadede geleyim:

Katarcı olmak neyi değiştirir?

1. Arabistan Yarımadası’nda işlerin Allah’a bırakılmadığını, dolarların yönettiğini açığa çıkarır.

2.Ortadoğu’nun Türkiye’siz ve İran’sız planlanamayacağını gösterir.

3.Petrogaz dolarların Türkiye’ye akmasını sağlar.

4.Türkiye’de de cahil bırakılmış seçmen, din ve ırk zemininde asla demokrasi gelmeyeceğini öğrenmeye başlar.

5.Türkiye'yi 5 milyon mülteci ile başbaşa bırakanlar, "men dakka dukka" (eden bulur) ile yüzleşirler.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.