Biga / Güncel

Sabri beyin 30 yıllık koltuk bağımlılığı

Biga Şoförler Odası genel kurula gidiyor. Her devrin başkanı Sabri Kurt bu kez altı boşalldığı halde, rekoruna 4 yıl daha eklemek için ısrarcı.

Sabri beyin 30 yıllık koltuk bağımlılığı



Biga Şoförler Derneği, 1950'li yılların başında kurulan, Biga'nın ilk ciddi sivil ve mesleki toplum örgütü olarak bilinir. 1990'lı yılların başında meslek yasası çıkarılır, Biga Şoförler ve Otomobilciler Odası olarak kamusal kimlik kazandırılır. 2000'li yılların başında çıkarılan mevzuatla, mesleği şoförlük olmayan sürücü belgeliler oda dışı bırakılarak, günümüz meslek örgütüne dönüşür.

Adındaki "Otomobilciler" sözcüğü, 13 yıldır umursamazlık nedeniyle hala silinmedi, adı bir türlü Biga Şoförler Odası yapılamadı. Odayı yöneten 30 yıllık kafa, yönettiği örgütün bir meslek örgütü olduğunun ya farkında değil, ya da kendi hesaplarına uymuyor.

Biga Şoförler ve Otomobilciler Odası 1988 yılından beri Sabri Kurt'un "Tek Adam" yönetiminde. Yalnızca bir dönem yani 4 yıllık sürede "kazanamayacak siyasal parti" ye yaslanınca, iktidarın gazabına uğradı ve koltuğu iktidar partisinin belediye meclis üyesine kaptırdı.

Biga şoför esnafı, bu ara dönemde odaya siyasetin egemen olmasından rahatsızlık duyup, şoförlük mesleğini ön plana alan yeni bir yönetim oluşturmaya kalkınca, fırsatı değerlendirdi ve yeniden koltuğa oturdu. Şoför esnafı, yıllardır uzak kaldığı oda yönetim bilgi ve deneyimine sahip olmayan temsilcilerine Sabri Kurt'un bir dönemliğine "abilik" etmesini uygun buldu.

İlk görüşmem yeniden başkanlığa aday olduğu dönemdedir. Sabri Kurt, Çanakkale Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonuı'nu aile şirketine çevirmiş Mustafa Vurucu için "Bu saltanatı yıkmak için adayım" diyordu. Haklıydı. Gerekçesini de şöyle özetlemişti:

"Amacım Biga'da Oda Başkanı olmak değil. Genç ve odayı yönetecek kalitede arkadaşlar var. Benim hedefim, Çanakkale'deki federasyonda değişimi sağlamak ve orayı gerçek bir meslek odaları federasyonu haline getirmek. Ben zaten, artık Biga'da değil, Çanakkale'de yaşamak istiyorum."

Mustafa Vurucu, aslında kapanması gereken Biga'daki tabela odalarını biçimlendirdi, federasyon seçimini tereyağından kıl çeker gibi yine kazandı. Bugün hala federasyon bir tür Vurucu ve Mahdumları Adi Komandit Şirketi gibi. Ahi Evran'ın kemikleri sızlıyor mudur bilemem, ama her yıl gazeteci olarak gözüme sokulan Ahilik kültürünün yanından geçmeyen Şükran Günü törenlerini andıran kutlamalar nedeniyle, esnaf ve sanatkar için acı duyarım.

O süreçte yazdıklarım nedeniyle Mustafa Vurucu dava açmaya kalktı, hukuk ve yasalar karşısında kazanamadı tabii... Ben kişilerle uğraşmam. İnsanlığa zarar veren, tehdit eden ceberrut sistemlere, yönetim anlayışları ile kavgam vardır. Bu tür sistemlerde ısrar edenlere, arada bir fiske çarpıyorsa, ayak altında durdukları içindir.

Sabri Kurt, esnaf ve sanatkarlar federasyonundaki değişim hayali gerçekleşmeyince, Biga Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı koltuğuna yapıştı. Dört yıl sonra yapılan genel kurulda yeniden başkan aday oldu. Acı acı gülümsemekle yetindim. "Başkalarına verir talkını, kendi yutar salkımı" dedim, ama odanın genel kurulu ile hiç ilgilenmedim. Şoför esnafının takdiridir, saygı göstermeli, çünkü bedelini de onlar ödeyeceklerdir. Ödediler de zaten...

Bunları o tarihlerde açık açık yazmış ve anlatmıştım. İktidar partisinin, belediyenin baskısına rağmen Biga Şoförler ve Otomobilciler Odası seçimini, odanın birbirinden farklı görüşlere sahip uzlaşma listesi ve başında da Sabri Kurt'un kazanmasında, o günleri yaşayanlar, kritik katkılarımı anımsayacaklardır. Seçilip koltuğa oturduktan sonra, herkes yoluna gitti. Bigazete poster yayınlama adresi olmadığı, haber değeri taşıyan bir tek Biga Şoförler ve Otomobilcler Odası faaliyeti bilgisi elimize ulaşmadığı için, haber ilişkisi bile olmadı. Çok sevdiği posterini bu değerlendirme haberde paylaşıyorum, gönlünü hoş tutsun.

Oniki yıldır tanıklık ettiğim, üçüncü kişileri ilgilendiren "Onunla ilgili şunu dedi, bununla ilgili şöyle konuştu" gibi reveransları da yazmıyorum. Koltuk aşkıyla yanıp tutuşanları, her devir güce tutunanları, gücü eline geçirenlerin ise kullanılabilir olanları çevresine topladığını; okurlarımız zaten biliyorlar veya tahmin ediyorlardır.

Başından beri anlatmaya çalıştığım nedir?

Her meslek örgütü veya sivil toplum örgütü, kendi iç dinamiğini özgürce geliştirlmeli, olabildiğince özgünlüğünü ve bağımsızlığını üretmeli. Bir kişiye, bir siyasal akıma, bir cemaat veya tarikata, bir etnik kimliğe teslim olmuş örgütlerin; örgütsel niteliği, örgütsel kimliği yok olur! Egosu şişkin bir kişinin oyuncağına dönüşür.

Bu hafta sonu, Biga Şoförler ve Otomobilciler Odası'nın genel kurulu var. Biga'nın Vurucu'su haline dönüşen Sabri Kurt, yapıştığı koltuğu bırakmamaya kararlı. Öyle bir kararlılık ki, iki dönemdir yönetime seçildiği yönetim kurulu ve denetleme kurulu üyelerinin hiç biri, evet hiç biri yanında değil. Yalnızca "mevcut yünetim kurulu yanında değil" demek, gelinen noktayı özetlemeye yetmez! Onun karşısında eksiksiz bir arada olduklarını ve seçime Sabri Kurt dışındaki tüm yönetim ve denetim kurulu üyelerinin birlikte aynı listede gireceklerini söylüyorlar.

Bu gelişmeler karşısında, kendilerini aradım ve sordum. Olağan bulduğum kararlarını onlardan dinlerken, "geç bile kalmışsınız" demeden edemedim. Bunca yıl beklemelerinde, kendilerince haklılıkları var, "Biz büyüklerimize saygısızlık etmeyiz. Sonuna kadar sabrettik" dediler. Şoförlük, gazetecilik gibi bireysel ve bağımsız bir meslek değil, ortak kaderleri var. Gündem de meslek odasını yönetmek olunca, bireysel tavırların törpülenmesi gerekiyor.

Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası genel kurulunu haftasonu izledim. Siyasi partilerin, belediye yönetimlerinin müdahale ettikleri oda seçiminin sonucu ortada. Rahatlıkla seçim kazanması gereken İbrahim Mutur, sırf Biga Belediyesi yönetimi onun seçilmesi için çullandığı için, az daha seçimi kaybediyordu. Sandıktan çıkan 69 oy fark, umarım İbrahim Mutur için, ders alacağı bir deneyim olmuştur.

Öte yandan Ak Parti Biga İlçe Teşkilatı da seçim kazanması olanaksız bir adaya yüklenmenin dersini, umarım almıştır. Olan bu arada, üçüncü adaya olmuş gibi görünebilir. "Siyasi partilere eşit uzaklıktayım" diyen Zafer Demirbaş'ın tek başına 106 oy alması da ders niteliğinde. Oysa Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İbrahim Mutur başkanlığında, lider özelliği olmasa da yönetim kurulu üyeliği için ideal adlardan Erkan Yaşar ve idealist tablo çizen Zafer Demirbaş'ın birlikte yer aldığı yönetim çok daha sağlıklıydı. Odalarda uzlaşı ne denli geniş tutulursa, oda üyeleri o denli kendini güvende hissederler.

Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası genel kurulunda yaşanamayan, umarım Biga Şoförler Odası'nda yaşanır. Bir daha "Ben demek Oda demek" şımarıklığındaki sahte sultanlar, esnaf ve sanatkarı daha fazla örgütsüz ve sahipsiz bırakmaz.

Adil Korkut




Bu haber 08.01.2018 17:04:33 tarihinde eklenmiştir.


Haber Kaynağı : Bigazete

Haber Gezintisi

  • Aş ve iş mi yoksa doğa ve çevre mi?

  • Tır köprüden dereye devrildi

  • Çanakkale Ziraat Odası'ndan sahte gübre uyarısı

  • Bursa BŞB Efeler Ligi iddiasında

  • Çanakkale amatör ligleri bu hafta başlıyor

  • 25 kişinin öldüğü tren kazası bilirkişi raporu açıklandı

  • Fuhuş çetesinin eline düştüm dedi; sonra...

  • Otomobiliyle üst geçide çarpan sürücü hayatını kaybetti

  • 62 adrese eş zamanlı operasyon

  • 3 saatte 56 bin liralık trafik cezası

  • Ayvalık'ta zeytin hasadı başladı

  • Çanakkale'de ilk kez beyin pili uygulaması

  • Mermer yüklü tır yandı

  • Bu köyde herkes aynı soyadını taşıyor

  • Manyas'ta camisiz minare ilgi çekiyor

  • Abart egzoz şımarıklığına son!

  • Son turfanda Çanakkale Domatesi

  • Hangisi yüzde 100 meyve suyu?

Benzer Haberler