KÜLTÜR/SANAT:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
7 adımda öfke kontrolü
banner102


Günümüzde öfke en sık gündeme gelen ve zarar veren duygular arasında yer alıyor. Öfkeyi, çok hafif bir tepkiden hiddete kadar farklı yoğunlukta yaşanan bir duygu olarak tanımlayan Anadolu Sağlık Merkezi Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy  “Öfkeyi kontrol etme ve yönetme ilk önce ailede öğrenilir” dedi.

Öfkenin çatışma öncesi bir durum olduğunu söyleyen Dr. Zafer Atasoy  öfkenin bedene hakim olmasıyla ortaya çıkan fiziksel işaretleri şöyle sıraladı; “Öncelikle gerginlik başlar, enerjiyi artıran adrenalin salgısı artar, nefes alıp verme sıklaşır, kalp atışları hızlanır, kan basıncı artar, vücut ve zihin ‘savaş ya da kaç’ tepkisi için hazırdır”

Kaynağını bulun
Öfkenin neden beslendiğini bulmanın, çözümü kadar önemli olduğunu söyleyen Dr. Atasoy,  bu gerginliği doğuran nedenler arasında engellenme ve sınırlanmaya sık rastlandığını dile getirdi.

Susama, açlık duyguları gibi fizyolojik gereksinimlerin karşılanmaması ve koşulların uygun olmamasının da öfkeyi tetiklediğini belirten Dr. Atasoy, “Öfkeyi ruhsal, duygusal bir düzensizlik olarak düşünürsek takıntılı insanlar daha fazla öfkelenmeye yatkındırlar. Beklentilerini karşılayan düzenin dışarıdan gelen bir sebeple bozulmasına dayanamazlar. Takıntılı insanlar özellikle toplumda sıkıntı yaşarlar” dedi.

Kimi kişilik özelliklerini (Ör: Anti-sosyal) taşıyan bireylerin öfkelerini kontrol etmekte zorlandıklarını sözlerine ekleyen Dr. Atasoy, “Öfke kontrolünde genetik özelliklerin etkisinden bahsedebilmek için onun ispat edilmesi gerekir. Diğer yandan görgü, yetişme ve yetiştirilme biçimi ile bağlantılı öfke kontrolü sorunlarından söz edebiliriz. Kişi yetişirken ne görürse onu benimseyip onu sergilediğini aklımızda tutmak gerekir” diye konuştu.

Öfke kontrolü ailede başlar
Önemli olanın öfkeyi tümüyle ortadan kaldırmak değil o duyguyla yapılan davranışları kontrol etmek oldugunu belirten Dr. Atasoy sözlerine,  “Ne oldu da ben öfkelendim, beni kızdıran neydi?” sorularını içimize dönüp sorabilirsek kendimizi zenginleştirip, geliştirmiş oluruz. Bir şeyleri değiştirip ya da fark edip düzeltme fırsatı yakalamış oluruz” dedi.

Öfkeyi kontrol etmenin ve yönetmenin ailede başlayan, kültürel bir eğitim meselesi olduğunu söyleyen Dr. Atasoy,  “Nasıl anne ve baba, tuvalet eğitimi veriyorsa, öfke kontrolü eğitimini çocuklarına vermeliler. Kültürümüzde duygu eğitimi diye bir kavram olmadığı için ailenin yaklaşımı belirleyici oluyor. Örneğin, okulda çocuklar kavga ederken bazı ebeveynler sen de ona vursaydın derken bazısı git öğretmenine söyle, bazısı da git arkadaşınla konuş diyor” diye konuştu.

Öfkelenmek başlangıçta kişiye keyif verir
Öfke duygusunun yok edilmesinin söz konusu olamayacağının herkesçe bilinmesinin de önemli olduğunu belirten Dr. Atasoy, “Öfke paylaşılmadan yok olan bir duygu değildir” dedi.  Öfkenin ilk hissedildiği zaman kişide hoşluk yarattığını ve keyif verdiğini dile getiren Dr. Atasoy, “Olumsuz tarafı kontrol edilemediği ve sürmesi ile ortaya çıkar. Öfke konuşulmalıdır. Üstünü örtmemek gerekir” diye devam etti.

7 adımda öfke kontrolü
-Öfke duygusunun yok edilemeyeceğini unutmayın
-Öfke paylaşılmadan yok olan bir duygu değildir. Niçin öfkelendiğinizi, neler yaşadığınızı, hislerinizin ne olduğunu ve kendinizi nasıl hissettiğinizi paylaşın
-Kendinizi ve birbirinizi dinleyin
-Duygularınızı paylaşırsanız öfkenizin daha makul karşılanacağını unutmayın
-Olayın gelişimini, süreçleri ve  alınan tepkileri hazmetmeye çalışın
-Öfkenizi kontrol edemiyorsanız öfke doğuran ortam ve durumdan uzaklaşmayı tercih edin
-Karakter özelliğiniz ne olursa olsun bir başkasına zarar verme hakkınızın olmadığını unutmayın

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

banner60

banner94

banner97

banner96

banner30

banner95

banner101

banner100

banner98

Edirne'ye Atatürk’ün imzasi atıldı
Edirne Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü tarafından, Edirne’nin yeşil alanlarını düzenleme çalışmaları...

Haberi Oku