Bu Gün LAZIM* Bir Teknokrat

Hasan Fehmi Mani’yi erken yaşta yitirdiğimiz, en son Meclis Başkan Vekili Ali Dinçer’in, Ankara Belediye Başkanı teknik yardımcısı olduğunda tanıdım. Ankara’dan başlayarak İstanbul, İzmir ve Gaziantep Büyükşehir, Kadıköy, Beşiktaş belediyelerinde Genel Sekreter olarak görev yaptı. Yarım yüz yıllık kamu ve siyaset deneyimimde, Hasan Mani kadar başarılı bir başka teknokrata rastlamadım desem, abartmış olmam. Ekrem İmamoğlu daha 31 Mart’ta mazbatasını aldığında, aklıma her şeyden önce Hasan Mani geldi. Diledim ki, “her şeyin çok güzel olması” için Başkan İmamoğlu keşke, Hasan Mani’yi tanısa, bilse…

Böyle düşünmemin temelindeki püf noktayı, iki gün önce Hasan’dan aldığım uyarı notunda kendisi açıkladı; “Yazınızda ‘Üçüncüsü ve daha önemlisi, seçimin asıl kazananı halkın, sandıktaki başlıca gerekçesi, ‘içine düştüğü ekonomik (aş-iş) çıkmazdan acilen çıkarılacağı’ beklentisidir. Dolaysıyla İstanbul başta diğer kentlerde de Başkanların öncelikle yapması gereken, ilk iki maddeyi doğru okumak ve üçüncü madde üzerine yoğunlaşmaktır’ diyorsunuz. Benim 35 yıllık belediye tecrübem (Ankara, İstanbul, Gaziantep, İzmir büyükşehir belediyeleri, birçok ilçe belediyesi ve bu belediyelerin (tanzim satış kuruluşları) bu politikanın sadece ve en azından akıl almaz bir israfa sebep olduğunu göstermiştir.  Üstelik hiç biri -kısa süreli görüntü dışında- düşünülen amaca asla ulaşamamıştır,  Yol açtığı yolsuzluk alanı ise ayrı bir faciadır.”

Hasan Mani’ye verdiğim yanıt ise, “Çok doğru. Bu hafta benzer konuyu işleyeceğim. Benim o saptamamın nedeni, seçmenin beklentisinin altını çizmekti.  Dolaysıyla belediye (Başkan) açısından asıl yanılgı, -dediğin gibi- istihdam sorununu belediyenin çözebileceği hayaline (tuzağına) düşmesi olur. İstanbul’da da bunu sezinliyorum!” Bu ortak saptamamızın dayandığı gerekçeye başlamadan 4 Temmuz’da Başkan İmamoğlu’nun özel danışmanının medyaya yansıyan bir açıklamasını paylaşmam gerekiyor: “Başkanımızın özel talimatı bu. İnsanların taleplerini alıyoruz. İlgili yerlere iletiyoruz, en çok gelen şikâyet ve isteklerin başında işsizlik, yoksulluk geliyor. Talepler için şu anda hazırlık içerisindeyiz, hazırlıklar tamamlanınca geri dönüş olacaktır.” 

Dünyada son on yıldır tartışılan en önemli konu, “yükselen popülist dalganın” her yerde demokratik yönetimleri esir aldığıdır. Hele bizdeki gibi demokrasi “sadece sandıktır” anlayışındaki iktidarlar, kazandıkları seçim akşamı “balkonlarda ne derse desinler” ertesi sabahtan itibaren bütün güçlerini, sadece ve sadece yarınki -bir sonraki-(!) seçimdeki oy hesabına göre seferber etmek oldu. Bu oy hesabı, 1950’den beri her seçimde belgelendiği gibi, “seçmenin sandıktaki birincil ve tek önemli gerekçesi Aş-İş üzerine yapıldı. İşçi yoğun kamu kuruluşlarını sata sata elden çıkardığı için AK Saray (merkezi hükümet), ettiği büyük vaatlere karşın, ancak iki yolu zorladı. İlki varlık nedeni sadece parasal kar olan özel sektörü fazladan istihdama zorlamak (ki hiç karşılık alamadı), ikincisi de yetkilerinin tümünü, vesayetini eline aldığı belediyelerde kullanmak oldu. Gerçek işsizlik katlayarak arttığı halde, bu göz boyamaca, enflasyonun da başlıca nedeni oldu.

23 Haziran seçim sonuçları, belediyelerde umut arayan işsiz gençlerin içine düştüğü hüsranın tepkisini gösteriyor. Ama daha önemli ve acısı bu vaadi gerekçe göstererek, bir B.Ş. Belediyesinin nasıl partizan yuvası ve haksız ve hukuksuz bir rant bataklığına döndüğünü de görüyoruz. İşte Hasan Mani’nin bize (CHP üst yönetimine ve özellikle Başkan Ekrem İmamoğlu’na) anımsattığı gerçek budur.

Not: Yerel yönetimlerle bir ülkenin işsizlik sorunu çözülmez. Elbette, yeni Belediye Başkanları bu günkü yapıyı kısa sürede temizleyecek ve iş bulma amaçlı ama kabiliyet, yetenek, liyakat ve gereksinim dışı, partizanca kadrolaşmaya asla  fırsat vermeyeceklerdir.

(*) LAZIM: la:zım, l ince okunur), sıfat Gerek, gerekli
      "Yaratıcı hamleler yapmak isteyen bir millet için mutlaka bir şeye inanmak lazım."  Orhan Seyfi Orhon

YORUM EKLE
YORUMLAR
Dogan Eroğlu
Dogan Eroğlu - 1 hafta Önce

Yazilarinizi zevkle okuyorüm.

prof. mustafa kaymakçı'dan E.Ç
prof. mustafa kaymakçı'dan E.Ç - 1 hafta Önce

Erol,
Mani’nin tanzim satış kuruluşları konusunda görüşlerine ben de katılıyorum.Duyduğuma göre AVM’lere seçenek olarak tanzim satış konusu tekrar gündeme gelecekmiş.
Elbette AVM’lere seçenek yaratılmak zorunda.Çoğu uluslararası firmaların denetiminde. Nerdeyse Türkiye’nin Tarım dahil ekonomisini denetliyorlar.Sattıkları malların kimilerini dışarıdan getiriyorlar.Üreticilerden aldıkları malların bedellerini 1-3 ay arasında ödüyorlar.
Benim önerim şu idi;
“Model Nasıl Olmalı?
Model,Büyükşehir Tarım Dairesi ve onun bileşeni olan İlçe Tarım Masaları ile kurumsallaşmalı.
…….Büyükşehir Tarım Dairesi’nin görevi,Tarım Masaları arasındaki eşgüdümü sağlamak olmalı.
İlçe Tarım Masaları;İlçe Belediye Başkanı ya da temsilcisi, Tarım ve Orman Bakanlığı İlçe temsilcisi, Yerel Çiftçi Örgütleri(İlçede var olan Kooperatif Temsilcileri,varsa Tüketim kooperatifleri temsilcileri, Ziraat Odaları,Yetiştirici birlikleri temsilcileri gibi) temsilcilerinden oluşturulmalı.
İLÇE TARIM MASALARI’NIN EN ÖNEMLİ BİLEŞENİ ,TARIMSAL ÜRETİMİ DEĞERLENDİREN VE KATMA DEĞER SAĞLAYAN BİRİM KOOPERATİFLERDİR.”
Yazının tamamı ekte.
Bu öneri tartışmaya açık.
Ancak her zaman olduğu gibi belediyeleri derebeylik gibi yönetmek isteyen yaklaşım CHP’de de var.
Bunun üstüne gitmek gerekiyor.
Belediye başkanları ve bürokratları Tanzim satışları ile bütün gücü ellerinde tutmak istiyorlar.Başarılı olduğu söylenen İzmir modelinde bu yaşanan bir gerçek.

Nurhan YakutAydin
Nurhan YakutAydin - 1 hafta Önce

Yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. Siyasi konularda çok bilgili değilim. İrfan çok yardımcı olurdu.Şimdi sizin yazılarınız beni aydınlatıyor teşekkür ederim.

Ramazan Akal
Ramazan Akal - 1 hafta Önce

Çok doğru görüş.Erol ağbi.Saygılar

Av.Nail Gürman
Av.Nail Gürman - 6 gün Önce

Hasan Mani,yi yorumunuza çok sevindim.Sosyal Demokrasi ve CHP,nin adsız değil,”adıyla var olan”kahramanıdır!..Söylemde değil”eylemde” var olan değeridir..İBB nin arayışta bulamayacağı bir dayanaktır!
Nasıl ulaştırabiliriz?
Saygı ile...