CHP Çanakkale'de kirli çarşaflar....

0

banner1
CHP Çanakkale'de kirli çarşaflar....
banner3

Bir ulusun demokrasiyi içselleştirmesi, öncelikle muhalefetin kendi içinde demokrasiyi yaşatması ve kendini örnek göstermesiyle gerçekleşebilir. Muhalefet, eğer iktidarın \"güç kullanma\" hevesine özenmişse; demokrasinin olmazsa olmazı \"saydamlık\" sorumluluğu bulunan gazetecilerin, okurlarıyla bir şeyleri paylaşmadan önce kırk kez düşünmeleri gerekir.

CHP, Ankara\'da anamuhalefet ama Çanakkale ilinin çoğunluğunda yerel yönetimlerde iktidar. Çanakkale ilindeki CHP iktidarının kirli çarşafları, son günlerde iyice ortalığa saçılmış durumda.

Bu öyküyü yalnızca CHP\'liler değil, herkes okumalı

Daha önce de yazdık. Genç bir romantik Hikmet Yurteri, CHP Çanakkale\'de ille de politika yapmak istiyor. Milletvekili aday adayı oldu. Seçilecek sıraya gelemedi, ama seçimlerden sonra da kapı kapı geziyor ve yarın seçim olacakmış gibi politika yapıyor. Romantik siyasetçi karakteri, CHP\'nin geleneğinde vardır.

Çanakkale Merkez İlçe Belediye Başkanı Ülgür Gökhan\'a tosladı, bu genç romantik CHP\'li siyasetçi. Çanakkale CHP\'nin delege ağaları, henüz iyice palazlanmadan bu genç romantiğin başını ezmeye karar verdiler. Mesailerini, rantın değerli adresleri belediyelere yoğunlaştırdıkları ve belediyelerden CHP\'yi yönetmenin pratikliğine alıştıkları için, il kongresini küçümsediler. Çoğunluğunu kendileri yazıp belirledikleri delegelerin bile \"yeter be!\" dediği kongre de il yönetimini yitirdiler.

Belediye başkanlarına rağmen kongreyi kazanan yeni CHP Çanakkale İl Yönetimi, bu genç romantik CHP\'li siyasetçiyi harcamak istemedi ve belediyeci takımın partiden atılması isteğini reddetti. Belediye takımı, kendi derdine düşmüş CHP Genel Merkezi\'ni ise kolay ikna etti ve bu genç romantik CHP\'den atıldı. Hikmet Yurteri CHP\'den atılsa da, CHP\'li bir siyasetçi gibi köy kasaba, ev, tarla, işyeri yüzyüze siyasi çalışmasını aynı tempoyla sürdürüyor.

Bu süreçte, Çanakkale Merkez İlçe CHP\'li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan\'ın, özel kaleminde işe aldığı bir genç kız gündeme geldi. HDP Çanakkale milletvekili adayının, siyaseten reddettikleri T.C.\'nin en kaliteli öğrenim kurumlarında \"ayrıcalıklı\" öğrenim görmüş kızı, bu yeni eleman. Çanakale Belediyesi\'nin böyle bir elemana elbette ihtiyacı vardır. Benzer nitelikte öğrenim görmüş genç, merkez ilçenin Fevzipaşa Mahallesi\'nden, Biga\'nın Hamdibey veya Turan Mahallesi\'nden çıkacak değil ya!...

Romantik siyasetçi Hikmet Yurteri de \"Çanakkale Ruhu\" ile \"bölücü teröre ve bölücü terörü destekleyenlere karşı olan\" güncel toplumsal psikolojiden etkilenmiş olmalı, tepki gösterdi. Ülgür Gökhan da artan bu tepkiler karşısında \"Biz her partiden işe adam aldık\" diyerek itiraflara başladı. Belli ki, Çanakkale Belediyesi\'ne işe aldığı her insanın siyasal eğilimini merak etmiş, bu nedenle hepsini biliyor.

Belediyelerin sıcak koltuklarına alışmışlar, Hikmet Yurteri gibi inatçı romantiklerin \"düzey\" ine inmeyi, \"düzey\" lerine yakıştıramadıkları için; devreye varlıkları kendi eserleri olan medya organlarını sokarlar. Resmi ilan - Belediye destekli gazete de, işte bu nedenle devreye sokulmuş veya en azından kendine \"durumdan vazife\" çıkarmış. Genç romantik politikacıyı \"AKP\'li\" iması yaparak, CHP tabanında ıitibarsızlaştırma derdine düşmüş.

\"Yorumlara sebep oluyor, yorumlanıyor...\"

Ucuz gazeteciliğin yöntemlerinden biridir. Bir iddiayı ortaya atanın kimliği gizlenecekse veya \"medya organı olarak biz diyoruz\" ya da \"Gazeteci olarak ben diyorum\" demeye de yürek yetmiyorsa; öznesiz cümleler kurulur. Örneğin \"Yorumlara sebeb oluyor\" denir, \"Yorumlanıyor\" denir, \"Uzmanlar dedi\" denir, \"Yetkililer dedi\" denir, \"Halkın tepkileri böyle\" denir...

Çanakkale Belediyesi ile içli dışlılığı yadsınamaz Çanakkale Olay Gezetesi, bu genç romantiği işte bu yöntemlerle harcamaya kalkıyor!

Genç romantik siyasetçi de sosyal medyadan yazıyor:

\"MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLIĞIM SÜRECİNDE 3 KURUŞ VERDİĞİM OLAY GAZETESİ, CHP\'Lİ OLARAK BENİM REKLAMIMI YAPTI, BUGÜN 5 KURUŞ VERENLERİN ADINA BENİ AKP\'Lİ YAPTI...

TAKDİR KAMUOYUNUNDUR.\"

Bize kim ve nasıl inanacak?

Gazetecilik eğer saydamlık mesleği ise saydamlığı önce kendimizde uygulamalıyız. AK Parti\'nin \"yandaş medya\" sı var, bunu sağır sultan bile biliyor. CHP\'nin \"yandaş medyası\" da var ve -ülke siyasetinin anamuhalefeti konumu nedeniyle- halk bunu AK Parti\'ninkinden daha iyi bilmeli! AK Parti ne kendi içinde demokrasi olduğunu iddia ediyor, ne de \"özgür medya\" özlemini dile getiriyor. Böyle bir şeyi AK Parti yönetiminden beklemek, gerçek gazeteciler için ahmaklık ötesidir. Oysa CHP, halkın gözlerinin içine baka baka utanmaksızın hem \"saydamlık\" ve hem de \"özgür medya\" edebiyatı yapıyor.

Olan da siyasi partilere sırtını yaslamadan ayakta kalma savaşı veren özgür medya organlarına oluyor. Yandaşın öylesi ile böylesi arasında, onurlu gazetecilik, çift yönlü saldırı ve baskı altında kalıyor.

İletişimcilik bir meslek. Masanın gazetecilik tarafındaysanız; ülkeniz, ulusunuz ve özellikle de mağdurun \"taraf\" ı sınızdır. Masanın haber kaynağı tarafında çalışıyorsanız, meslek ilkelerinize sıkı sıkı tutunarak, iletişim desteği verdiğiniz kurum veya kişiyi hukuka, insan haklarına, ahlaka uygun yönlendirir ve özellikle mağduru anlayıp gözetmesi için anlayış çizgisine çekmeye çalışırsınız. Sonuçta insani değerler yaşatılırsa güçlüler de kazanır, değerler yozlaşınca güçlüler de sonunda belalarını bulurlar!

Dünyanın her yerinde siyasetten iş dünyasına, bilimden sanata önemli ve ünlü isimlerin tümünün destek aldıkları iletişimciler vardır. Türkiye gibi ülkelerde bunca ünlü ve önemli ismin, yeterli sayıda nitelikli ve deneyimli iletişimci bulması, beyin cerrahı bulmasından daha zordur. İtibarsızlaştırılma, itilme ve kakılma önceliği bulunan bu mesleği, giderek daha az sayıda insan seçiyor. Yetişme ortamları da iki elin parmakları kadar sınırlı. Akademik öğrenim gerekli, ancak o denli yetersiz ki... Nitelikli ve özgür medya organlarında masanın bir tarafını öğrenmek ve deneyim kazanmak gerekiyor. Masanın öbür yanına geçmek ve çalışmak da gerekli. Orada pişirilenin, \"ötekiler\" in yaşamını zehirlemeden sofraya konmasını sağlamak gerekiyor. Masanın hangi tarafında olursa olsun, mesleki etik ve ilkelerden ayrılmadan iletişim deneyimi edinmek çetin iş... Elek sık ve hızlı eliyor bu meslekte...

Çanakkale gibi, küçük ve sınırlı ortamlarda, işte böyle romantik bir politikacı adayına \"orantısız baskı\" uygulanırsa, ifşaatlar da başlar; \"üç kuruşlar, beş kuruşlar...\" ortalığa saçılır. Saçılmalıdır da, çünkü halkın artık \"toptancı bakış açısı\" ndan kurtulması, şeytanın ayrıntılarda gizli olduğunu öğrenmesi gerekiyor.

BİGAZETE

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2016, 14:50
banner4
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER